土耳其个人数据保护委员会《KVKK 公报(KVKK Bülten)第12期——智能设备与数字隐私》(2026年5—9月合刊,28页,2026年9月29日)
简称:土耳其KVKK Bülten 第12期(智能设备与数字隐私)
法规简介
土耳其个人数据保护委员会(KVKK)发布官方公报**《KVKK Bülten》第12期**(2026年5—9月合刊,28页),本期主题为**"智能设备与数字隐私"**(Akıllı Cihazlar ve Dijital Mahremiyet)。主要篇目包括:**《物联网与个人数据保护》**、**《数据时代数字隐私的重要性》**、**《智能眼镜使用中的个人数据保护》**、**《智能设备对我们了解多少?》**、**《您的孩子准备好使用智能手机了吗?》**、**《智能设备用户十条金律》**、**《移动应用中个人隐私保护的对个人建议》**,以及"重点关注发展"与"本机构动态"栏目(含欧洲人权法院工作访问、INPDPA 执行委员会会议、《个人数据保护期刊》第15期出版等)。本期公报是 KVKK 就**IoT/可穿戴设备/智能眼镜等新兴终端**面向公众与数据处理者发布的成套合规指引,其中"智能眼镜"专章与荷兰 AP 2026年9月22日的摄像眼镜警示、英国 ICO 2026年9月17日《为善用技术赋能:智能眼镜、隐私与公众信任》形成同一时期欧洲三地监管机构对**AI 可穿戴设备**的集中关注。
Mayıs - Eylül 2026 Sa y ı:12
AKILLI CİHAZLAR VE
DİJİTAL MAHREMİYET
© Bütün hakları, Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na aittir. Kaynak gösterilmek kaydıyla, tanıtım
amaçlı kısa alıntı dışında yayımcının yazılı izni olmadan hiçbir yolla çoğaltılamaz. Yayımlanan
yazıların ve fotoğrafların sorumluluğu yazarlarına ve sanatçısına aittir.
Yönetim Yeri
Nasuh Akar Mahallesi 1407. Sokak
No:4 Balgat Çankaya/ANKARA
Tel: (312) 216 50 00
Kişisel Verileri Koruma Kurumu
KVKK Bülten
www.kvkk.gov.tr
Sayı:12
Kişisel Verileri Koruma Kurumu
Adına İmtiyaz Sahibi
Prof. Dr. Faruk BİLİR
16
14
12
Nesnelerin İnterneti ve
Kişisel Verilerin Korunması
10Mahremiyet Tasarımla Başlar
5Giriş
6Veri Çağında Dijital Mahremiyetin Önemi
18
24
36
20
22
Akıllı Cihaz Kullanıcısının 10 Altın Kuralı
Mobil Uygulamalarda Mahremiyetin
Korunmasında Bireylere Yönelik Tavsiyeler
Öne Çıkan Gelişmeler
Bizden Haberler
Çocuğunuz Akıllı Telefon Kullanmaya Hazır mı?
Akıllı Cihazlar Bizi Ne Kadar Tanıyor?
Akıllı Gözlük Kullanımında Kişisel Verilerin Korunması
3
» KVKK Bülten2
GİRİŞ
Teknolojinin gündelik hayatımızdaki yeri arttıkça, çevremizdeki cihazlar da yalnızca ihtiyaçlarımızı karşılayan
araçlar olmaktan çıkarak günlük yaşamımıza ilişkin çeşitli verilerin işlenebildiği sistemlere dönüşmektedir.
Akıllı telefonlardan giyilebilir teknolojilere, akıllı ev cihazlarından bağlantılı araçlara kadar pek çok teknoloji;
alışkanlıklarımız, tercihlerimiz ve davranışlarımız hakkında çeşitli bilgiler ortaya çıkarabilmektedir.
Bu dönüşüm, teknolojinin sunduğu kolaylıkların yanı sıra dijital mahremiyetin korunmasına duyulan ihtiyacı
da artırmaktadır. Bu nedenle, akıllı cihazların sunduğu imkânlardan yararlanırken kişisel verilerimizin ve
mahremiyetimizin korunmasına yönelik farkındalığın güçlendirilmesi de önem taşımaktadır.
Bu sayımızda, akıllı cihazlar ve dijital mahremiyet arasındaki ilişkiye odaklanarak teknolojiyi bilinçli
kullanmanın ve mahremiyetin korunmasını günlük dijital yaşamın doğal bir parçası haline getirmenin
önemini ele aldık.
Tüm ilgililer için faydalı olmasını dileriz.
54
» KVKK Bülten
» VERİ ÇAĞINDA DİJİTAL MAHREMİYETİN ÖNEMİ
VERİ ÇAĞINDA DİJİTAL MAHREMİYETİN ÖNEMİ
Mahremiyet, bireyin kendisine ait olanı belirleme ve başkalarının müdahalesine karşı kendi
sınırlarını koruma ihtiyacının bir ifadesidir. Bu yönüyle mahremiyet, yalnızca saklanması gereken
bilgilerin korunmasıyla sınırlı değildir. Bireyin kendisi hakkında neyin bilinmesini istediğine, hangi
koşullarda görünür olacağına veya başkalarıyla hangi ölçüde bilgi paylaşacağına ilişkin tercihlerini
de kapsar. Bu nedenle mahremiyet, bireyin özel alanının yanı sıra kişiliği, özerkliği ve özgür
iradesiyle de yakından ilişkili temel değerlerden biridir.
Mahremiyetin önemi, kişinin kendisine ait bir alanının bulunması ve bu alanın sınırları üzerinde söz
sahibi olabilmesinden kaynaklanır. İnsan, sürekli gözlemlendiğini, değerlendirildiğini veya kayda
alındığını hissettiğinde davranışlarını özgürce belirleme kapasitesi bundan etkilenebilir. Bu nedenle
mahremiyet, görünmez kalma arzusundan çok, bireyin kendi hayatı üzerindeki kontrolünün bir
parçasıdır. Kişinin her düşüncesini, davranışını veya hayatının her ayrıntısını başkalarına açıklamak
zorunda olmaması ve ne zaman, neyi, kiminle paylaşacağı konusunda söz sahibi olabilmesi, insan
onurunun ve bireysel özerkliğin önemli unsurlarındandır.
Mahremiyetin anlamı ise toplumsal ve teknolojik gelişmelerle birlikte dönüşmektedir. Toplumların
yaşam biçimleri, iletişim araçları ve teknolojik imkânlar değiştikçe mahremiyetin sınırları da
yeniden şekillenmiştir. Mektupların yerini elektronik iletişimin, albümlerin yerini dijital fotoğraf
arşivlerinin, yüz yüze sohbetlerin önemli bir bölümünün yerini ise sosyal medya platformlarının
alması, mahremiyetin gündeme geldiği alanları da dönüştürmüştür.
Bugün mahremiyetin dönüşümünü yalnızca insanların dijital ortamlarda daha fazla bilgi paylaşması
üzerinden değerlendirmek yeterli değildir. Asıl önemli değişim, kişi hakkında ortaya çıkan bilgilerin
artık yalnızca kendisinin paylaşmayı tercih ettiği bilgilerle sınırlı olmamasıdır.
Dijital ortamda birey, bilinçli olarak paylaştığı bilgiler kadar farkında olmadan ürettiği verilerle
de kendisi hakkında izler bırakmaktadır. Bir internet sitesinde geçirilen süre, yapılan aramalar,
bulunulan konumlar, kullanılan uygulamalar, çevrim içi alışverişler, izlenen içerikler veya bir cihazın
kullanım biçimine ilişkin veriler, farklı zamanlarda ve farklı kaynaklardan elde edilen başka verilerle
birlikte değerlendirildiğinde, bireyin davranışları, tercihleri ve alışkanlıkları hakkında bir profil
oluşturabilmektedir.
Bu durum mahremiyet algısında önemli bir değişime işaret etmektedir. Geçmişte mahremiyetin
sınırları büyük ölçüde kişinin ne söylediği, ne gösterdiği veya neyi sakladığı üzerinden belirlenirken,
bugün kişinin davranışlarından ne tür sonuçlar çıkarılabildiği de mahremiyetin bir parçası haline
gelmiştir.
Dolayısıyla dijital çağda mahremiyet sorusu yalnızca “Hangi bilgimi paylaşıyorum?” değildir. Bunun
yanında “Benim hakkımda hangi bilgiler bir araya getiriliyor?”, “Bu bilgilerden hangi sonuçlara
ulaşılabiliyor?” ve “Bu sonuçlar hayatımı nasıl etkileyebilir?” soruları da önem kazanmaktadır.
Dijital Mahremiyet Nedir?
Dijital mahremiyet, bireyin dijital ortamlarda kendisiyle ilgili bilgi ve içeriklerin toplanması,
kullanılması, paylaşılması ve erişilebilir hale getirilmesi üzerinde sahip olduğu makul kontrol alanını
ifade eden bir kavram olarak değerlendirilebilir.
Bir kişinin fotoğrafının kimler tarafından görülebileceği, konumunun kimlerle paylaşılacağı, çevrim içi
davranışlarının hangi amaçlarla takip edileceği veya kendisi hakkında oluşturulan dijital profilin hangi
sonuçlara yol açabileceği gibi meseleler, dijital mahremiyetin farklı boyutlarını oluşturmaktadır.
Bu nedenle dijital mahremiyet, bireyin dijital dünyada “görünmez olması” anlamına gelmez. Dijital dünyada
var olurken “görünürlüğünün sınırlarını belirleyebilmesi” anlamına gelir.
Dijital mahremiyetin kendine özgü niteliği de burada ortaya çıkmaktadır. Dijital ortamda bir bilgi, fiziksel
dünyadaki bir bilgiye kıyasla çok daha kolay kopyalanabilir, çoğaltılabilir, aktarılabilir, birleştirilebilir ve uzun
süre erişilebilir durumda tutulabilir. Bu nedenle dijital ortamda yapılan bir paylaşımın etkisi, paylaşımın
yapıldığı andan çok daha uzun sürebilir.
Üstelik bir verinin belirli bir ortamdan silinmesi ile o verinin dijital dünyadaki bütün izlerinin ortadan kalkması
her zaman aynı şey değildir. Bir görüntünün başka bir kullanıcı tarafından kaydedilmiş olması, bir bilginin farklı
sistemlere aktarılmış bulunması veya başka verilerle ilişkilendirilmiş olması, dijital ortamda mahremiyetin
korunmasını daha karmaşık hale getirebilmektedir.
Dijital Mahremiyet Neden Bu Kadar Önemlidir?
Dijital mahremiyetin önemini yalnızca kişisel bilgilerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi ihtimaliyle açıklamak,
konunun kapsamını daraltır. Elbette veri güvenliği ihlalleri ve yetkisiz erişimler önemli risklerdir. Ancak dijital
mahremiyetin daha derin boyutu, bireyin kendisi hakkında oluşan dijital bilgi ve buna bağlı olarak geliştirilen
yargılar üzerindeki kontrolünün zaman içinde azalabilmesidir.
Bugün kişisel veriler, yalnızca belirli bir işlemi gerçekleştirmek için kullanılan bilgiler olmaktan çıkıp ekonomik
ve teknolojik değer üreten kaynaklara dönüşebilmektedir. Verilerin analiz edilmesi, sınıflandırılması ve farklı
veri kümeleriyle ilişkilendirilmesi sonucunda bireyler hakkında daha önce açıkça ifade edilmemiş özelliklere
veya eğilimlere ilişkin çıkarımlar yapılabilmektedir.
Örneğin bir kişinin belirli bir hizmeti ne sıklıkta kullandığı, hangi içeriklerde daha uzun süre kaldığı veya hangi
konumlarda bulunduğu gibi veriler tek başına sıradan görünebilir. Ancak bu verilerin birlikte değerlendirilmesi,
kişinin alışkanlıkları veya tercihleri hakkında daha kapsamlı bir profil oluşturulmasına imkân sağlayabilir.
Burada önemli olan nokta, kişinin bu profilin oluşumunu her zaman doğrudan görememesi veya
öngörememesidir.
Dijital Mahremiyet Kültürü Oluşturmak Mümkün Müdür?
Dijital mahremiyetin korunması yalnızca hukuki düzenlemeler veya teknik güvenlik tedbirleriyle sınırlı bir
mesele değildir. Hukuki düzenlemeler gerekli çerçeveyi oluştururken, teknik tedbirler verilerin güvenliğini
destekler; ancak günlük hayatta mahremiyete ilişkin tercihlerin oluşmasını sağlayan şey kültürdür.
Bu nedenle asıl mesele, bireylere belirli sayıda kuralı ezberletmekten ziyade mahremiyet konusunda bir
düşünme ve sorgulama biçiminin geliştirilmesidir.
Dijital mahremiyet kültürü, kişinin dijital ortamda karşılaştığı veri talepleri ve veri işleme faaliyetleri karşısında
bazı temel soruları sorabilmesiyle gelişebilir: Bu bilgi neden isteniyor? Gerçekten gerekli mi? Kimler
erişebilecek? Ne kadar süre saklanacak? Başka bilgilerle birleştirildiğinde hakkımda ne ortaya çıkarabilir?
76
» KVKK Bülten
» VERİ ÇAĞINDA DİJİTAL MAHREMİYETİN ÖNEMİ
Bu soruların gündelik dijital davranışların doğal bir parçası haline gelmesi, mahremiyet kültürünün
önemli göstergelerinden biridir.
Ancak böyle bir kültürün oluşması yalnızca bireylerin sorumluluğuna bırakılamaz. Dijital ürün ve
hizmetlerin tasarımının ve kamu ile özel sektörde benimsenen uygulamaların da bireylerin kişisel
verilerinin korunmasını destekleyecek şekilde oluşturulması son derece önemlidir.
Bir uygulamanın kullanıcıdan mümkün olan en fazla veriyi talep etmesi ve ardından kullanıcıdan
bu konuda bilinçli olmasının beklenmesi, sürdürülebilir bir mahremiyet kültürü oluşturmaz.
Mahremiyetin korunması, aynı zamanda gerektiği kadar veri isteyen, neden veri istediğini anlaşılır
biçimde açıklayan ve kullanıcıya “gerçek bir tercih alanı sunan” sistemlerin tasarlanmasını
gerektirir.
Bu nedenle dijital mahremiyet kültürünün iki yönlü gelişmesi gerekir. Bir tarafta haklarının ve
sorumluluklarının farkında olan birey; diğer tarafta veri koruma ilkelerini tasarım, teknoloji ve iş
süreçlerine dahil eden şirket, kurum ve kuruluşlar bulunmalıdır.
Bu kültürün temelinde ise “veri paylaşmak” ile “veriler üzerinde kontrol sahibi olmak” arasındaki
farkın anlaşılması yer almaktadır. Dijital hizmetlerin kullanılması kaçınılmaz biçimde bazı verilerin
işlenmesini gerektirebilir. Ancak bu durum, kişilerin verileri üzerindeki kontrollerini kaybetmeleri
gerektiği anlamına gelmez.
Mahremiyet kültürü, teknolojiyi reddetmek değil; teknolojinin sunduğu fırsatlardan yararlanırken
bireyin hak ve özgürlüklerini merkeze alan sınırlar oluşturabilmektir.
Çocuklarda Dijital Mahremiyet Bilinci
Dijital mahremiyet kültürünün kalıcı hale gelmesi, bu bilincin erken yaşlarda geliştirilmesiyle
yakından ilişkilidir. Çocukların dijital dünyayla giderek daha erken yaşlarda tanışması, onların kişisel
verilerinin korunmasını yalnızca ebeveynlerin alacağı teknik önlemler veya kullanım sürelerinin
sınırlandırılması üzerinden değerlendirmeyi yetersiz hale getirmektedir.
Çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları uygulamalar ve hizmetler, onların kişisel verilerini çeşitli
şekillerde işleyebilmekte; çocukların fotoğrafları, sesleri, konumları, ilgi alanları, sosyal ilişkileri ve
çevrim içi davranışları dijital ortamda izler bırakabilmektedir. Üstelik çocuklar, bugün paylaşılan bir
bilginin gelecekteki etkisini yetişkinler kadar kolay öngöremeyebilir.
Bu nedenle çocuklarda dijital mahremiyet bilinci, “internette kişisel bilgilerini paylaşma” şeklinde
dar bir uyarıya indirgenmemelidir. Çocuğun mahremiyetin neden önemli olduğunu anlayabilmesi,
kendi verilerinin yanı sıra başkalarının verilerine de saygı göstermesi ve dijital ortamda karşılaştığı
bir talebi sorgulayabilmesi hedeflenmelidir.
Çocuğun bir uygulama kendisinden bilgi istediğinde “Bu bilgi neden gerekli?” diye düşünebilmesi,
bir arkadaşının fotoğrafını paylaşmadan önce arkadaşının mahremiyetini ve paylaşım konusundaki
tercihini gözetmesi veya internette paylaşılan bir bilginin uzun süre erişilebilir kalabileceğini
hesaba katması, teknik bir güvenlik bilgisinden daha güçlü bir mahremiyet bilincinin göstergesidir.
Bu noktada ebeveynlerin çocukları adına yaptığı paylaşımlar da önem kazanmaktadır. Çocuğun fotoğrafını,
okul bilgilerini, bulunduğu yeri veya günlük hayatına ilişkin ayrıntıları gelişigüzel şekilde paylaşmak kısa
vadede sıradan bir sosyal medya paylaşımı gibi görülebilir. Ancak bu paylaşımlar, çocuğun henüz kendisinin
oluşturmadığı bir dijital kimliğin parçalarını oluşturabilir. Çocuğun gelecekte bu bilgilerin dijital ortamda
bulunmasını isteyip istemeyeceği sorusu, bugün verilen kararların önemli bir parçası haline gelmelidir.
Dolayısıyla çocukların dijital mahremiyetini korumak, onları dijital dünyanın dışında tutmak değil; dijital
dünyada haklarını bilen ve mahremiyet sınırlarını değerlendirebilen bireyler olarak yetişmelerini desteklemek
anlamına gelmektedir.
Çocuklara mahremiyet bilinci kazandırılırken korku ve yasak merkezli bir yaklaşım yerine, sorgulama ve
sorumluluk merkezli bir yaklaşım benimsenmesi daha kalıcı sonuçlar doğuracaktır. Çocuğun “Bunu yapma.”
denildiği için değil, “Bunu yaptığımda ne olabilir?” sorusunu kendisine sorabildiği için dikkatli davranması,
gerçek anlamda bir dijital mahremiyet kültürünün oluştuğuna işaret edecektir.
98
» KVKK Bülten
MAHREMİYET TASARIMLA BAŞLAR
Teknolojik gelişmeler, bireylerin günlük yaşamını kolaylaştıran ve farklı ihtiyaçlara yönelik yenilikçi
çözümler sunan pek çok ürün ve hizmeti beraberinde getirmektedir. Akıllı cihazlar, yapay zekâ
uygulamaları, bağlantılı sistemler ve dijital hizmetler aracılığıyla daha hızlı ve kişiselleştirilmiş
hizmetlerden yararlanmak mümkün hale gelmektedir. Bu teknolojilerin kişisel verilerin
işlenmesini de beraberinde getirebilmesi ise teknolojik gelişme ile kişisel verilerin korunması
arasındaki ilişkinin giderek daha fazla önem kazanmasına neden olmaktadır.
Kişisel verilerin korunmasının yalnızca bir ürün veya hizmet kullanıma sunulduktan sonra
alınacak tedbirlere bırakılması yeterli değildir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin ilkelerin ürün,
hizmet veya sistemlerin tasarım ve geliştirme süreçlerinin başlangıcından itibaren dikkate
alınması, daha güvenli ve mahremiyet dostu teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Bu
yaklaşım, literatürde “tasarımdan itibaren mahremiyet” (privacy by design) kavramı ile ifade
edilmektedir.
Tasarımdan itibaren mahremiyet, teknolojinin sunduğu imkânlardan vazgeçilmesini veya
yeniliklerin sınırlandırılmasını amaçlamamakta; aksine, teknolojinin sağladığı faydalar ile
bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin birlikte gözetilmesini esas almaktadır. Bir akıllı cihaz
geliştirilirken hangi verilerin işlenebileceğinin, bu verilere kimlerin erişebileceğinin, verilerin
ne kadar süreyle saklanacağının ve hangi güvenlik önlemlerinin uygulanacağının tasarım
aşamasında değerlendirilmesi, bu yaklaşımın somut yansımalarındandır.
Bu noktada veri minimizasyonu önemli bir ilke olarak öne çıkmaktadır. Bir hizmetin sunulması
için gerekli olandan fazla kişisel veri işlenmemesi, kişisel verilerin amaçla bağlantılı, sınırlı
ve ölçülü şekilde işlenmesi bakımından önem taşımakta ve kişisel verilerin işlenmesinden
kaynaklanabilecek risklerin azaltılmasına katkı sağlamaktadır. Örneğin bir cihazın belirli bir işlevi
yerine getirebilmesi için konum verisinin işlenmesinin gerekli olduğu durumlarda, bu veri yalnızca
gereken kapsamda işlenmeli ve amaç için gerekli olmayan verilerin işlenmesinden kaçınılmalıdır.
Tasarımdan itibaren mahremiyet yaklaşımını tamamlayan bir diğer kavram, “varsayılan olarak
mahremiyet” (privacy by default) anlayışıdır. Genel olarak bakıldığında bu yaklaşım, kullanıcıların
ayrıca bir ayar değişikliği yapmasına gerek kalmadan, yalnızca gerekli kişisel verilerin işlenmesini
ve sistemlerin mahremiyeti gözeten varsayılan ayarlarla sunulmasını esas almaktadır. Böylece
mahremiyetin korunması başlangıçtan itibaren gözetilebilmekte ve bireylerin verileri üzerindeki
kontrolü güçlendirilebilmektedir. Varsayılan olarak mahremiyet yaklaşımı, teknik özellikleri ve
veri işleme süreçleri kullanıcılar tarafından her zaman ayrıntılı biçimde takip edilemeyen akıllı
cihazlar bakımından özellikle önemlidir.
Güvenlik de tasarım sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır. Güçlü kimlik doğrulama, erişim yetkilerinin
sınırlandırılması, şifreleme ve güvenli yazılım geliştirme gibi teknik ve idari tedbirlerin yalnızca
ürün veya hizmet kullanıma sunulduktan sonra değil, geliştirme sürecinin erken aşamalarından
başlayarak yaşam döngüsü boyunca ele alınması, kişisel verilerin güvenliğinin sağlanmasına
katkıda bulunacaktır.
Bu yaklaşımların etkili biçimde hayata geçirilmesi, yalnızca teknik tasarımla sınırlı değildir. Ürün
ve hizmetlerin tasarlanması, geliştirilmesi ve kullanıma sunulmasında rol alan tasarımcıların,
yazılım geliştiricilerin, hizmet sağlayıcıların ve ekosistemde yer alan diğer aktörlerin kendi rol ve
sorumlulukları çerçevesinde kişisel verilerin korunmasına ilişkin gereklilikleri gözetmesi önem
taşımaktadır. Bunun yanında, kullanıcılara sunulan gizlilik seçeneklerinin açık ve anlaşılır olması
» MAHREMİYET TASARIMLA BAŞLAR
da bireylerin bilinçli tercihler yapmalarına katkı sağlayarak kişisel verilerin korunmasının bütüncül biçimde
hayata geçirilmesini destekleyecektir.
Mahremiyetin tasarım sürecine dahil edilmesi, aynı zamanda teknolojiye duyulan güven açısından da
önem taşımaktadır. Kullanıcıların kişisel verilerinin nasıl işlendiğini anlayabilmesi ve verileri üzerinde
anlamlı bir kontrol sağlayabilmesi, dijital ürün ve hizmetlere duyulan güveni destekleyecektir. Bu nedenle
kişisel verilerin korunması, teknolojik yeniliklerin önünde bir engel olarak değil, güvenilir ve sürdürülebilir
teknolojilerin geliştirilmesinin temel unsurlarından biri olarak değerlendirilmelidir.
Özellikle akıllı cihazların ve yapay zekâ destekli sistemlerin yaygınlaştığı günümüzde, kişisel verilerin
korunmasının sonradan alınacak önlemlerle sağlanmaya çalışılması yerine tasarım sürecinden itibaren
gözetilmesinin önemi daha belirgin hale gelmektedir. Böylece teknoloji ile mahremiyet arasında bir tercih
yapmak yerine, teknolojinin sunduğu imkânlar ile kişisel verilerin korunmasının birlikte gözetildiği ürün ve
hizmetlerin geliştirilmesi mümkün olabilecektir.
Sonuç olarak, mahremiyet tasarımla başlar… Bir teknolojinin güvenilirliği yalnızca sunduğu işlevlerle
değil, bu işlevleri bireylerin hak ve özgürlüklerini gözeterek nasıl sunduğuyla da ilgilidir. Kişisel verilerin
korunmasını tasarımın ayrılmaz bir parçası haline getiren teknolojiler, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap
vermekle kalmayacak; güvene dayalı, insan odaklı ve sürdürülebilir bir dijital geleceğin oluşmasına da katkı
sağlayacaktır.
1110
» KVKK Bülten
NESNELERİN İNTERNETİ VE
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI
“Nesnelerin interneti” kavramına ait tek bir tanım bulunmamaktadır. İngilizce dilinde “Internet
of Things (IoT)” olarak geçen kavram “internet” ve nesneler/şeyler anlamına gelen “things”
kelimelerinden oluşmaktadır. Nesnelerin interneti; her türlü nesnenin ve cihazın kablolu veya
kablosuz internet üzerinden bağlı olduğu bir sistem olarak tanımlanabilir (Tawalbeh, Muheidat,
Tawalbeh ve Quwaider, 2020). Ortaya çıkan bu yeni teknolojiyle internete bağlanan nesnelerin
başlangıç olarak üretimde kullanılması amaçlansa da IoT, artık insanların günlük hayatında pek
çok yerde kullandığı bir teknoloji haline gelmiştir.
Nesnelerin interneti; insanların farklı bilgisayar türleriyle, giyilebilir teknolojik ürünlerle, akıllı
hale getirilmiş sistemlerle internete bağlandığı, buna ek olarak nesnelerin de internete bağlanıp
nesnelerin birbirleriyle, insanlarla, insanların kullandığı sistemlerle veri paylaşımı yapabildiği bir
sistemdir (Yıldız, 2020).
Nesnelerin interneti, birbirleriyle ve başka sistemlerle iletişime geçebilen nesnelerden oluşan
ağda karşılıklı veri paylaşımının yapılabildiği ve akıllı bir şekilde davranış gösteren bir sistem
olarak tanımlanabilir. Bu tanım biraz daha açılırsa; otomatik düzenleme, bilgi, veri ve kaynaklarını
paylaşabilme, ortaya çıkan yeni durumlar, olaylar ve ortamdaki değişimler karşısında uygun
şekilde tepki verme ve hareket edebilme kapasitesine sahip açık ve kapsamlı bir akıllı nesne ağı
olarak ifade edilebilir (Madakam, Ramaswamy ve Tripathi, 2015).
Nesnelerin interneti, her şeyi her yerde ve her an kontrol edebildiğimiz ve her şeyi birbirine
bağlayabildiğimiz yeni bir paradigmadır (Sundareswaran, Mahesh, Rajesh ve Salmon, 2018).
Bu kapsamda, nesnelerin interneti teknolojisi uygulama alanı bakımından giderek hayatımızda
daha da geniş bir yer edinmektedir. Akıllı şehir uygulamaları, akıllı ev uygulamaları, güvenlik
uygulamaları, taşımacılık uygulamaları, sağlık uygulamaları, günlük kullanıma yönelik
uygulamalar, enerji sektörüne yönelik uygulamalar, ticaret ve imalat uygulamaları gibi çeşitli
alanlarda nesnelerin interneti teknolojisiyle karşılaşabilmek mümkündür.
Ashton (2009), bilgisayarların; veriler için insana ihtiyaç duymadan veri elde edebilmesi
durumunda tıpkı internetin dünyada meydana getirdiği değişim gibi IoT teknolojisinin de
birçok değişim meydana getireceğini düşünmektedir. Bu değişimler, artık insanların günlük
yaşantılarına yansımaktadır. IoT teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte özellikle evlerimizde ve iş
yerlerimizde akıllı cihaz kullanımı artmış ve günlük yaşama bu cihazlar dahil olmuştur ve olmaya
da devam etmektedir.
Günümüzde artık nesnelerin internetinin kullanımına yönelik örneklerin yansımalarını daha fazla
görmekteyiz. Örneğin, Güney Kore’de deniz doldurularak yapılan Songdo yeni yerleşimli bir kent
olup bu kent baştan itibaren akıllı olacak şekilde geliştirilmiştir. 2009’da oturuma açılan Songdo
şehri, akıllı şehirler için ön koşul olarak kabul edilebilen nesnelerin interneti teknolojisini tam
destekleyen bir altyapıyla karşımıza çıkmaktadır. Apartmanlar, kamu tesisleri, endüstriyel binalar,
kamuya dair her türlü nesnenin ortak bir ağa entegre edildiği ve şehirde yaşayanların anlık olarak
bu sistemler üzerinden veri ürettiği bir yaşam alanı ortaya çıkmıştır (Karma, 2021). Şehirdeki
evlere yerleştirilen sensörler sayesinde tüketilen enerji miktarı hakkında bilgi alınabilmektedir.
Bununla birlikte vatandaşlara ısıtma, aydınlatma gibi işlemlerde enerji tasarrufuna yönelik
tavsiyeler mobil uygulamalar üzerinden verilebilmektedir. Sıcaklığın kontrol edilmesi, elektronik
cihazların kapatılıp açılması gibi eylemlerin uzaktan telefon ile tek bir dokunuşla yapılması
mümkündür.
» NESNELERİN İNTERNETİ VE
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI
Günlük hayatta kullanılan çeşitli giyilebilir cihazlar da aslında birer IoT cihazıdır. Giyilebilir cihazlara; akıllı
bileklik, akıllı saat, akıllı gözlük gibi teknolojiler örnek verilebilir. Bu cihazlarla insan vücudu üzerinden anlık
olarak veri toplanmakta ve verilerin analiz edilmesiyle cihazların kullanım amacına göre veriler işlenmektedir.
Örneğin, ebeveynler tarafından güvenlik için çocuklarının konum takibinin yapılması amacıyla bileklik
şeklindeki GPS takip cihazları kullanılmaktadır. Kandaki nikotin miktarını ölçerek fitnes izleyici özelliğe
sahip olan giyilebilir teknolojiler ile gün içerisinde ne kadar koşulduğu, yüründüğü ve uyunduğu, kalp atış
hızı, stres seviyesi gibi çeşitli veriler toplanmaktadır. Bu veriler sensörler sayesinde bir mobil uygulamada
toplanarak analiz edilebilir. Yapılan analizlere göre kullanıcıyı yönlendirebilir ya da kullanıcının belirlemiş
olduğu otomasyon sistemini harekete geçirilebilir. Bir doğa yürüyüşçüsünün akıllı saat kullanmasıyla
hayatta kaldığı olay bu otomasyona örnek verilebilir. Doğa yürüyüşçüsünün sert bir şekilde düşmesiyle akıllı
saati acil yardım numarasını aramasıyla düştüğü yerden kurtulmuştur. Aramadan önce kullanıcının onayını
isteyen akıllı saat, eğer kullanıcı bir dakika içerisinde hareketsiz kalırsa otomatik olarak aramaktadır.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte nesnelerin internetinin kullanım alanı giderek çeşitlenmektedir. IoT
teknolojisi, günlük basit işlerden kritik alanlara kadar oldukça geniş bir yelpazede kullanılabilmekte olup
geleceğin önem arz eden teknolojilerinden biri haline gelmiştir.
Siber tehditlerin giderek arttığı süreçte IoT kullanıcılarının mahremiyeti ile kişisel verilerinin hem de IoT
cihazlarının güvenliğini sağlamak için IoT sistemlerinin güvenliğinin önemi de artmaktadır. Bu noktada
güvenliğe yönelik tedbirlerin hem teknik olarak hem de idari olarak alınması gerekmektedir.
Nesnelerin interneti sistemlerinde veri akışı oldukça fazladır. Veri akışına dahil olan veriler, ilgili kişiler
hakkında hassas bilgilerin de dahil olduğu kişisel verileri barındırabilmektedir. Bu sebeple, veri akışındaki
verilerin bütünlüğünün korunması, gizliliğinin sağlanması ve erişilebilirliğinin korunması amacıyla IoT
siber güvenliği sağlanmalıdır. IoT siber güvenliğinin amacı IoT bileşenlerinin ve mahremiyetin korunarak
kuruluşlar ve kullanıcılar için siber güvenlik riskini azaltmaktır (Lee, 2020).
IoT uygulamalarında güvenliğin sağlanamaması sonucu ilgili kişilerin mahremiyetleri ve kişisel verileri ihlale
uğrayabilmektedir. Bu noktada, ihlaller sebebiyle ilgili kişiler üzerinde maddi ve/veya manevi olmak üzere
olumsuz sonuçlarla karşılaşılabilmektedir. Bu sebeple 6698 sayılı Kanun kapsamındaki veri güvenliğinin
sağlanmasına yönelik yükümlülüklerin yerine getirilmesi noktasında hassas davranılması oldukça önemlidir.
1 Bu bölüm, Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından yayımlanan “Kişisel Verilerin Korunmasına Uzman Bakış: Uzmanlık Tezleri
Derleme Çalışması”nda yer alan, Kişisel Verileri Koruma Uzmanı Büşra Yılmaz’ın “Nesnelerin İnterneti (IoT) Uygulamalarında Kişisel Veri
Güvenliği ve Mahremiyet” başlıklı çalışmasının seçilmiş kısımlarından alınmıştır. Metinde yer verilen atıfların kaynak bilgileri çalışmanın
kaynakçasında yer almakta olup çalışmanın tamamını görüntülemek için bkz. https://www.kvkk.gov.tr/SharedFolderServer/CMSFiles/
e21df2bb-b3e3-46fd-9ac9-2b1d09024d66.pdf.
1
1312
» KVKK Bülten
» AKILLI CİHAZLAR BİZİ NE KADAR TANIYOR?
AKILLI CİHAZLAR BİZİ NE KADAR TANIYOR?
Günlük yaşamımızın önemli bir parçası haline gelen akıllı telefonlar, saatler, televizyonlar, ev
sistemleri ve bağlantılı araçların kullanımı sırasında çok çeşitli veriler işlenebilmektedir. Bu veriler,
cihazları kullanım biçimlerimiz, tercihlerimiz ve alışkanlıklarımız hakkında çeşitli bilgiler ortaya
çıkarabilmekte ve bazı işlevlerin kullanıcılara göre kişiselleştirilmesinde kullanılabilmektedir.
Bu durum, teknolojinin hayatımızı kolaylaştıran yönünü güçlendirirken, kişisel verilerimizin
işlenmesine ilişkin önemli bir soruyu da gündeme getirmektedir: Akıllı cihazlar bizi ne kadar
tanıyor?
Bu sorunun cevabı, yalnızca cihazlara doğrudan verdiğimiz bilgilerle sınırlı değildir. Örneğin akıllı
telefonlar konumumuza, uygulama kullanımımıza veya cihazla gerçekleştirdiğimiz etkileşimlere
ilişkin çeşitli verileri elde edebilir. Akıllı saatler hareketlerimize, uyku düzenimize veya egzersiz
alışkanlıklarımıza ilişkin verileri kaydedebilir. Bağlantılı araçlar, güzergâhlarımız ve araç kullanım
biçimlerimiz hakkında çeşitli veriler üretebilir. Akıllı ev sistemlerinde ise evdeki cihazların hangi
zamanlarda ve ne şekilde kullanıldığına ilişkin veriler oluşabilir.
Bu verilerin her biri tek başına sınırlı bir bilgi sunuyor gibi görünse de farklı zamanlarda ve
farklı kaynaklardan elde edilen veriler bir araya getirildiğinde kişinin günlük yaşamına ilişkin
daha kapsamlı bir görünüm ortaya çıkması mümkündür. Örneğin düzenli olarak aynı saatlerde
belirli konumlarda bulunulması, belirli uygulamaların belirli zamanlarda kullanılması veya bazı
cihazların belirli alışkanlıklar doğrultusunda çalıştırılması, kişinin günlük rutinleri hakkında
çıkarımlar yapılmasına olanak sağlayabilir. Böylece yalnızca “ne yaptığımız” değil, belirli ölçüde
“nasıl yaşadığımız” hakkında da bilgiler ortaya çıkabilir.
Yapay zekâ tabanlı işlevlerin akıllı cihazlarda ve bu cihazlarla bağlantılı uygulama ve
hizmetlerde kullanılması, verilerin analiz edilme ve bu verilerden çıkarım yapılma kapasitesini
artırabilmektedir. Yapay zekâ sistemleri, farklı kaynaklardan elde edilen verileri analiz ederek
bu verilerdeki örüntüleri tespit edebilmekte, kullanıcıların tercihleri ve olası ihtiyaçları hakkında
tahminlerde bulunabilmekte ve kişiselleştirilmiş öneriler sunabilmektedir. Bu yönüyle yapay
zekâ, akıllı cihazlar ve bunlarla birlikte çalışan hizmetler aracılığıyla sunulan bazı işlevlerin
kullanıcıların tercih ve alışkanlıkları doğrultusunda uyarlanmasına katkı sağlayabilmektedir.
Örneğin akıllı saatler, yalnızca gün içerisinde kaç adım atıldığını göstermekle kalmayıp geçmiş
kullanım verilerinden hareketle kişinin egzersiz alışkanlıklarına ilişkin öneriler de sunabilmektedir.
Navigasyon uygulamaları, geçmiş yolculuklardan hareketle sık kullanılan güzergâhları tahmin
edebilmekte; akıllı ev sistemleri ise kullanım alışkanlıklarını dikkate alarak belirli işlevleri
otomatikleştirebilmektedir.
Ancak burada asıl dikkat edilmesi gereken husus, teknolojinin bizi “tanımasının” hangi veriler
üzerinden, hangi amaçlarla ve hangi sınırlar içerisinde gerçekleştiğidir. Kişiselleştirilmiş işlevlerin
sunulmasında kişisel verilerin işlenmesi söz konusu olabilmekle birlikte, işlenen verilerin amaçla
bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olması, gerekli olmayan verilerin işlenmesinden kaçınılması ve kişisel
verilerin güvenliğinin sağlanması önem taşımaktadır. Bunun yanında, farklı verilerin birlikte
değerlendirilmesi sonucunda kişinin doğrudan paylaşmadığı bazı özellikleri, tercihleri veya
davranışları hakkında da çıkarımlar yapılabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle
kişisel verilerin korunması bakımından yalnızca “Hangi kişisel veriler işleniyor?” sorusunun değil,
“Bu veriler bir araya geldiğinde kişi hakkında hangi bilgiler ortaya çıkarılabilir?” sorusunun da
dikkate alınması önem taşımaktadır.
Bu noktada şeffaflık, kişisel verilerin korunmasının önemli unsurlarından biri olarak karşımıza
çıkmaktadır. Kullanıcının hangi verilerinin işlendiğini, bu verilerin hangi amaçlarla kullanıldığını ve kimlerle
paylaşılabileceğini anlayabilmesi, kişisel verileri üzerindeki farkındalığını ve kontrolünü güçlendirmektedir.
Özellikle farklı cihazların, uygulamaların ve hizmetlerin birbiriyle bağlantılı çalıştığı dijital ekosistemlerde,
kişisel verilerin bunlar arasındaki akışının kullanıcı açısından mümkün olduğunca açık ve anlaşılır olması
önemlidir.
Bunun yanı sıra, kişisel verilerin korunması yalnızca kullanıcıların dikkatine ve alacakları önlemlere
bırakılmamalıdır. Akıllı cihazların ve bu cihazlarla birlikte çalışan uygulama ve hizmetlerin tasarımından
itibaren kişisel verilerin korunmasına ilişkin ilkelerin gözetilmesi ve uygun tedbirlerin alınması, mahremiyet
risklerinin azaltılmasına ve daha güvenilir teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.
Sonuç olarak, akıllı cihazlarımızın hakkımızda ortaya çıkarabildiği bilgiler, yalnızca doğrudan sağladığımız
verilerden ibaret değildir. Farklı kaynaklardan elde edilen verilerin bir araya getirilmesi ve analiz edilmesi
sonucunda günlük yaşamımıza, tercihlerimize ve alışkanlıklarımıza ilişkin daha kapsamlı çıkarımlar
yapılabilmektedir. Burada asıl mesele, cihazların bizi ne kadar “tanıdığından” çok, hakkımızda ulaşılan
bilgilerin hangi amaçlarla ve hangi sınırlar içerisinde kullanıldığıdır. Bu bakımdan, teknolojinin sunduğu
imkânlardan yararlanırken kişisel verilerin korunmasını ve mahremiyetin gözetilmesini esas alan bir
yaklaşım, güvenilir bir dijital geleceğin temel unsurlarından birini oluşturmaktadır.
1514
» KVKK Bülten
» AKILLI CİHAZ KULLANICISININ 10 ALTIN KURALI
AKILLI CİHAZ KULLANICISININ 10 ALTIN KURALI
Akıllı cihazlar, günlük yaşamı kolaylaştırmaya ve kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına cevap
vermeye yönelik çeşitli işlevler sunan teknolojik ürünlerdir. Bu cihazların sunduğu olanaklardan
yararlanırken, kişisel verilerin korunması ve dijital mahremiyetin gözetilmesi önem taşımaktadır.
Akıllı cihazların güvenli ve bilinçli kullanımı için aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi, kullanıcıların
kişisel verileri üzerindeki kontrolünü güçlendirmeye yardımcı olacaktır.
1. Cihazınızın Hangi Verileri İşlediğini Öğrenin
Bir cihazı kullanmaya başlamadan önce hangi kişisel verilerinizin işlendiğini, bu verilerin hangi
amaçlarla kullanıldığını ve ne kadar süreyle saklandığını öğrenin.
2. Gereksiz İzinleri Vermeyin
Birçok akıllı cihaz, kurulum ve ayarlara erişim için bir mobil uygulama ile birlikte kullanılmaktadır.
Ürününüzü kurarken söz konusu uygulamaların kamera, mikrofon, konum, rehber veya
fotoğraflara erişim izinlerini ihtiyaçlarınız doğrultusunda değerlendirin. Cihazın veya
uygulamanın işlevlerini yerine getirmesi için gerekli olmayan izinleri vermekten kaçının.
3. Gizlilik Ayarlarınızı Kontrol Edin
Cihazı kullanmaya başladığınızda varsayılan ayarlarla yetinmek yerine gizlilik ve veri paylaşımı
seçeneklerini inceleyin. Bu ayarları belirli aralıklarla gözden geçirin ve ihtiyaçlarınıza göre
güncelleyin.
4. Güçlü ve Benzersiz Parolalar Kullanın
Cihazlarınızda ve bunlarla ilişkili hesaplarda kullandığınız parolaların güçlü ve tahmin edilmesi
zor olmasına özen gösterin ve aynı parolayı birden fazla hesapta kullanmaktan kaçının.
5. Çok Faktörlü Kimlik Doğrulamayı Etkinleştirin
Destekleyen cihaz ve hizmetlerde çok faktörlü kimlik doğrulama yöntemlerini etkinleştirerek
hesap güvenliğinizi güçlendirin.
6. Cihazlarınızı Güncel Tutun
İşletim sistemi, uygulama ve güvenlik güncellemelerini zamanında yapın. Güncel yazılımlar,
güvenlik açıklarının giderilmesine ve cihazların daha güvenli kullanılmasına katkı sağlar.
7. Kullanmadığınız Uygulama ve Hesapları Gözden Geçirin
Uygulamalarınızı ve hesaplarınızı düzenli olarak kontrol edin. Artık kullanmadığınız uygulamaları
kaldırın ve ihtiyaç duymadığınız hesapları kapatın.
8. Cihazlar Arasındaki Veri Paylaşımını Kontrol Edin
Akıllı cihazların birbiriyle veya farklı uygulama ve hizmetlerle bağlantı kurması, kişisel verilerin paylaşımını
da beraberinde getirebilir. Verilerinizin hangi cihaz, uygulama ve hizmetlerle paylaşıldığını kontrol edin.
9. Cihazınızı Elden Çıkarmadan Önce Kişisel Verilerinizi Koruyun
Bir cihazı satmadan, devretmeden veya başka bir kişiye vermeden önce hesaplarınızdan çıkış yapın, cihazda
bulunan kişisel verilerinizi silin ve mümkünse cihazı fabrika ayarlarına döndürün.
10. Teknolojiden Yararlanırken Mahremiyetinizi Gözetin
Akıllı cihazların sunduğu kolaylıklardan faydalanırken kişisel verilerinizin nasıl işlendiğini de göz önünde
bulundurun. Bir hizmeti kullanmaya başlamadan önce kendinize şu soruyu sorun: “Bu hizmet için bu verinin
işlenmesi gerçekten gerekli mi?”
1716
» KVKK Bülten
MOBİL UYGULAMALARDA MAHREMİYETİN
KORUNMASINDA BİREYLERE YÖNELİK TAVSİYELER
Hayatın birçok alanında kolaylık ve erişilebilirlik sağlayan mobil cihazlar, günlük yaşamın
ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Mobil cihazların kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte mobil
uygulamalar da bankacılık işlemlerinden sağlık takibine, sosyal medya kullanımından çevrim içi
alışverişe kadar pek çok alanda bireylere çeşitli imkânlar sunmaktadır. Bu uygulamalar aracılığıyla
kişisel verilerin çeşitli amaçlarla işlenebildiği dikkate alındığında, mobil uygulamalardan
yararlanırken kişisel verilerin korunmasına ve dijital mahremiyetin gözetilmesine dikkat edilmesi
önem taşımaktadır. Bu çerçevede, aşağıdaki hususların dikkate alınması, mobil uygulamaların
bilinçli ve güvenli kullanımına katkı sağlayacaktır.
Uygulamaları Güvenilir Kaynaklardan İndirin
Uygulamaları, cihaz üreticisi veya işletim sistemi tarafından sağlanan resmi uygulama
mağazaları ya da mobil uygulama sağlayıcısının resmi internet sitesi gibi güvenilir kaynaklardan
indirmeye özen gösterin.
Uygulamanın Geliştiricisini Kontrol Edin
Uygulamayı yüklemeden önce geliştiricisi hakkında bilgi edinin ve uygulama adının
doğruluğundan emin olun. Resmi olarak yayımlanan uygulamaları taklit eden ve kaynağı
bilinmeyen uygulamalardan uzak durun.
Kullanıcı Yorumlarını ve Uygulamanın Puanını İnceleyin
Uygulamanın işlevselliği ve güvenilirliği hakkında fikir edinmek için kullanıcı yorumlarını ve
uygulamanın kullanıcılardan aldığı puanı kontrol edin. Ancak yüksek puanların ve olumlu
yorumların tek başına uygulamanın güvenilir olduğunu göstermediğini unutmayın.
Uygulamanın Gizlilik Politikasını ve Talep Edilen İzinleri Gözden Geçirin
Uygulamanın hangi verilere erişim izni istediğini kontrol edin ve gizlilik politikasını gözden
geçirin. Sunulan hizmetle ilgisi bulunmayan veya hizmetin sunulması için gerekli olandan fazla
kişisel veri talep eden uygulamalara karşı dikkatli olun; gerektiğinde alternatif uygulamaları
değerlendirin.
Sürekli Erişim İzinlerini Değerlendirin
Konum, ses ve görüntü gibi verilere sürekli erişim isteyen uygulamalarda, bu izinleri söz konusu
verilerin kullanım amaçlarını dikkate alarak değerlendirin.
Sosyal Medya Hesaplarıyla Giriş Yaparken Dikkatli Olun
Bir uygulamaya sosyal medya hesabınızla giriş yaparken uygulamayla hangi bilgilerin
paylaşılacağını kontrol edin. Bu yöntemin, bazı durumlarda sosyal ağ hesabınızdaki belirli bilgilerin
uygulamayla paylaşılmasına ve farklı hizmetlerdeki hesapların birbiriyle ilişkilendirilmesine
olanak tanıyabileceğini göz önünde bulundurun.
Güçlü Parolalar Kullanın ve Çok Faktörlü Doğrulamayı Etkinleştirin
Kişisel bilgilerle ilişkili veya kolay tahmin edilebilecek parolalardan kaçının; uzun, güçlü ve
benzersiz parolalar kullanın. Aynı parolayı birden fazla hesapta kullanmaktan kaçının ve
desteklenen hizmetlerde çok faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin.
Uygulamaları Güncel Tutun
Güncel olmayan uygulamalar, güvenlik risklerine daha açık olabileceğinden uygulamaları güncel tutmaya
özen gösterin. Gizlilik ayarlarının ve yapılandırmaların değişmediğinden emin olmak için güncelleme
sonrasında gerekli kontrolleri gerçekleştirin.
Kullanmadığınız Uygulamaları Kaldırın
İhtiyaç duymadığınız veya artık kullanmadığınız uygulamaları mobil cihazınızda bulundurmamaya özen
gösterin.
» MOBİL UYGULAMALARDA MAHREMİYETİN
KORUNMASINDA BİREYLERE YÖNELİK TAVSİYELER
1918
» KVKK Bülten
AKILLI GÖZLÜK KULLANIMINDA
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI
Akıllı gözlükler, sahip oldukları özelliklere bağlı olarak görüntü, ses ve diğer bazı verileri
kaydedebilen yenilikçi teknolojiler arasında yer almaktadır. Bu cihazların kullanımı, yalnızca
kullanıcıların değil, çevrede bulunan kişilerin de kişisel verilerinin ve mahremiyetinin korunması
bakımından dikkatli ve özenli hareket edilmesini gerektirmektedir. Akıllı gözlük kullanırken kişisel
verilerin ve mahremiyetin gözetilmesi amacıyla şu hususları dikkate alabilirsiniz:
Etik Kurallara Uygun Hareket Ediniz
Görüntü veya ses kaydı yaptığınız durumlarda, çevrenizdeki kişilerin mahremiyetini ihlal
etmeyecek şekilde hareket ediniz.
Kayıtları İhtiyaçla Sınırlandırınız
Kayıtların kapsamını ve süresini ihtiyaç duyulanla sınırlı tutunuz.
Ses Kayıtlarına Ayrıca Özen Gösteriniz
Akıllı gözlüklerde bulunan gelişmiş mikrofonların, çevredeki konuşmaların farkında olunmadan
kaydedilmesine neden olabileceğini unutmayınız.
Mahremiyet Beklentisinin Yüksek Olduğu Ortamlarda Dikkatli Olunuz
Kişilerin kayıt yapılmasını beklemediği veya kayıt yapılmasının uygun olmadığı ortamlarda akıllı
gözlüklerin kayıt özelliklerini kullanmaktan kaçınınız.
Kayıt Yapılmasına İzin Verilmeyen Yerlerde Kurallara Uyunuz
Cep telefonu kameralarının veya diğer kayıt cihazlarının kullanımının sınırlandırıldığı ya da
görüntü veya ses kaydı yapılmasına izin verilmeyen ortamlarda, akıllı gözlüklerin kayıt özelliklerini
devre dışı bırakınız.
Görüntü ve Ses Dışındaki Verileri de Göz Önünde Bulundurunuz
Akıllı gözlüklerin konum, tarih, saat ve kullanım bilgileri gibi ek verileri de işleyebileceğini
unutmayınız.
Gizlilik ve Güvenlik Ayarlarınızı Kontrol Ediniz
Cihazın gizlilik ve güvenlik ayarlarını kişisel verilerin ve mahremiyetin korunmasını destekleyecek
şekilde yapılandırınız ve bu ayarları düzenli olarak gözden geçiriniz.
Paylaşım Yapmadan Önce Gerekli Değerlendirmeyi Yapınız
Başka kişilerin yer aldığı fotoğraf veya videoları paylaşmadan önce paylaşımın olası etkilerini
değerlendiriniz ve gerekli durumlarda bu kişilerin rızasını alınız.
İhtiyaç Duyulmayan Kayıtları Siliniz
Kayıtları ihtiyaç duyulan süreden daha uzun süre saklamayınız ve artık gerekli olmayan kayıtları siliniz.
Hukuki Sınırlara Uygun Hareket Ediniz
Görüntü veya ses kaydı yapılmasının ya da bu kayıtların paylaşılmasının, somut olayın özelliklerine göre
hukuki veya cezai sorumluluk doğurabileceğinin farkında olunuz.
Dijital dünyada teknolojiyi bilinçli kullanmak hem kişisel verilerin hem de bireylerin mahremiyetinin
korunmasına katkı sağlar.
» AKILLI GÖZLÜK KULLANIMINDA
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI
2120
» KVKK Bülten
ÇOCUĞUNUZ AKILLI TELEFON
KULLANMAYA HAZIR MI?
Günümüzde akıllı telefonlar, çocuklar için hem eğlenceli hem de eğitici araçlar haline gelmiştir.
Ancak dijital dünyaya adım atmadan önce çocukların veri güvenliği, mahremiyet ve internetin
riskleri konusunda bilinçlenmeleri büyük önem taşımaktadır. Akıllı telefon kullanımı, sorumluluk
gerektiren bir süreçtir ve çocuğunuzun bu sorumluluğa ne ölçüde hazır olduğunu anlamak için
dikkat etmeniz gereken bazı noktalar bulunmaktadır.
Aşağıdaki sorular, çocuğunuzun akıllı telefon kullanımına ne ölçüde hazır olduğunu
değerlendirmenize yardımcı olacaktır. Sorular, çocuğunuzun dijital dünyada güvenli bir şekilde
var olabilmesi için gerekli temel bilgilere sahip olup olmadığını değerlendirmek amacıyla
hazırlanmıştır.
Her “Evet” cevabı için 1 puan veriniz.
1. Çocuğunuz, kişisel verilerinin neler olduğunu ve bunların neden korunması gerektiğini biliyor
mu?
Evet Hayır
2. Çocuğunuz, bir şeyler yanlış gittiğinde size veya güvendiği bir yetişkine haber vermesi
gerektiğini biliyor mu?
Evet Hayır
3. Çocuğunuz, tanımadığı kişilerden gelen mesajlara veya arkadaşlık isteklerine karşı nasıl
davranması gerektiğini biliyor mu?
Evet Hayır
4. Çocuğunuz, bir uygulama veya oyun indirirken talep edilen izinler konusunda dikkatli olunması
gerektiğinin farkında mı? (Örneğin; konum izni veya kamera erişim izni gibi)
Evet Hayır
5. Çocuğunuz, kötü amaçlı yazılımlardan ve zararlı bağlantılardan kaçınması gerektiğini ve
şüpheli içeriklerle karşılaştığında nasıl davranacağını biliyor mu?
Evet Hayır
6. Çocuğunuz, parolalarının güçlü ve güvenli olmasını nasıl sağlayacağını biliyor mu? (Örneğin;
büyük ve küçük harfler, sayılar ve semboller içeren karmaşık parolalar oluşturmak gibi)
Evet Hayır
7. Çocuğunuz, çevrim içi ortamlarda karşılaştığı kişilerin her zaman doğruyu söylemeyebileceğini
ve kimliklerini gizleyebileceklerini anlıyor mu?
Evet Hayır
8. Çocuğunuz, internetten alışveriş veya uygulama içi satın alma işlemleri konusunda dikkatli olması
gerektiğini biliyor mu?
Evet Hayır
9. Çocuğunuz, cihazını kimseyle paylaşmaması gerektiğinin farkında mı?
Evet Hayır
10. Çocuğunuz, uygulamaların güvenilirliğini ve yaşına uygun olup olmadığını değerlendirirken nelere dikkat
etmesi gerektiğini biliyor mu?
Evet Hayır
SONUÇLAR
• 9-10 puan: Çocuğunuz, kişisel verilerin korunması ve dijital mahremiyet konusunda güçlü bir
farkındalığa sahip olduğundan, akıllı telefon kullanmaya hazır görünüyor. Bununla birlikte ebeveyn
rehberliğinin sürdürülmesinin önem taşıdığı unutulmamalıdır.
• 6-8 puan: Çocuğunuz bazı önemli konuları biliyor ancak birkaç konuda daha fazla bilgilendirilmesi
gerekebilir. Bu konular hakkında kendisiyle konuşarak dijital ortamlarda karşılaşabileceği olumsuz
veya şüpheli durumlarda nasıl hareket etmesi gerektiğini açıklayınız.
• 3-5 puan: Çocuğunuz belirli ölçüde bilgi sahibi olmakla birlikte, henüz akıllı telefon kullanmaya tam
olarak hazır görünmüyor. Akıllı telefon kullanımına başlamadan önce dijital mahremiyet ve güvenliğe
ilişkin temel kuralları birlikte belirleyiniz.
• 0-2 puan: Çocuğunuzun akıllı telefon kullanmaya başlamadan önce kapsamlı bir rehberliğe ihtiyacı
bulunmaktadır. Gerekli farkındalık oluşuncaya kadar kişisel verilerin korunması, dijital mahremiyet ve
çevrim içi riskler hakkında çocuğunuzu bilgilendirerek akıllı telefon kullanımına hazırlayınız.
Unutmayınız, teknoloji kullanımı kadar mahremiyet bilinci de çocukların dijital yaşamlarının önemli bir
parçasıdır.
» ÇOCUĞUNUZ AKILLI TELEFON
KULLANMAYA HAZIR MI?
2322
» KVKK Bülten
* Avrupa Komisyonu birimleri ile Avrupa Veri Koruma Kurulunun (EDPB), AB rekabet
hukuku ile veri koruma hukuku arasındaki etkileşimi açıklığa kavuşturmak ve bu konuda
rehberlik sağlamak üzere ortak çalışma başlatacakları duyuruldu 1. Konuya ilişkin yapılan
açıklamada, söz konusu çalışmanın rekabet hukuku ile veri koruma hukukunun kesiştiği
seçilmiş durumlara odaklanacağı ve iki alan arasında tutarlı bir yaklaşım geliştirilmesini
amaçladığı belirtilmektedir.
* Avrupa Komisyonu, AB genelinde yaş doğrulama teknolojilerine ilişkin ortak bir yaklaşım
ortaya koyan bir tavsiye kabul etti2. Anonim yaş ispatı teknolojilerine dayalı yaş doğrulama
araçlarına erişimin önünü açtığı ve mahremiyet ile veri koruma bakımından mümkün
olan en yüksek standartları gözettiği belirtilen tavsiyede, AB vatandaşlarının 31 Aralık
2026 tarihine kadar sağlam ve mahremiyeti koruyan yaş doğrulama araçlarına erişimini
sağlamak üzere üye devletlerin atmaya teşvik edildiği adımlar ortaya konulmaktadır.
* Kanada Mahremiyet Komisyonerliği Ofisi (OPC), 18 yaş altı bireylerin çevrim
içi mahremiyetlerini koruma konusundaki görüşlerini daha iyi anlamak amacıyla
gerçekleştirilen odak grup görüşmelerinin bulgularını yayımladı3. Bu kapsamda; gençlerin
çevrim içi deneyimleri hakkında olumlu, nötr ve olumsuz duygular ifade ettikleri, özellikle
itibarlarına zarar verebilecek içerikler ile tanıdık veya yabancı diğer kullanıcıların davranışları
konusunda endişe duydukları, şirketlerin kendileri hakkında hangi verileri topladığı ve bu
verileri nasıl kullandığı konusunda bilgilerinin sınırlı olduğu, mahremiyet hakları ile bu
hakların nasıl kullanılacağına ilişkin farkındalıklarının yeterli düzeyde olmadığı, çevrim içi
bilgileri üzerinde kontrol sahibi olmayı önemsedikleri, mahremiyetlerinin korunmasına
ilişkin bilgi edinme konusunda en çok ebeveynlerine güvendikleri, bazı katılımcıların
ebeveynlerinin kendileri hakkında çevrim içi paylaşım yapmasıyla ilgili olumsuz deneyimler
yaşadığı, şirketlerin kendilerini korumak için daha fazla önlem almasını, ayrıca farkındalığın
artırılması amacıyla gençler, ebeveynler ve öğretmenler için daha fazla kaynak sunulmasını
istedikleri gibi bulgulara yer verilmektedir.
1 https://competition-policy.ec.europa.eu/about/news/commission-services-and-edpb-will-start-joint-work-
guidance-interplay-between-eu-competition-law-and-2026-04-28_en, 28.04.2026.
2 https://digital-strategy.ec.europa.eu/en/library/commission-sets-out-common-approach-eu-wide-age-
verification-technologies, 29.04.2026.
3 https://www.priv.gc.ca/fr/mesures-et-decisions-prises-par-le-commissariat/recherche/consulter-les-travaux-
de-recherche-sur-la-protection-de-la-vie-privee/2026/rapport-discussions-groupe/, Mayıs 2026.
* İspanya Veri Koruma Otoritesi (AEPD), kendilerine iletilen kişisel veri ihlali bildirimlerinin
sorgulanmasına yönelik yeni bir interaktif aracın kullanıma sunulduğunu duyurdu 4. Söz konusu
araç ile ihlalden etkilenen sektör, ihlal türü, ihlalin amacı ve gerçekleşme şekli gibi çeşitli kriterlere
göre bilgilerin filtrelenmesi, bölümlere ayrılması ve incelenmesi mümkün hâle getirilmekte; böylece
şeffaflık doğrultusunda bireylerin ve konunun uzmanlarının bu verilere erişiminin kolaylaştırılmasının
amaçlandığı belirtilmektedir.
* Birleşik Krallık Veri Koruma Otoritesi (ICO), depolama ve erişim teknolojilerinin kullanımına ilişkin
rehberin nihai versiyonunu yayımladı5.
* Belçika Veri Koruma Otoritesi (APD), doğrudan pazarlama faaliyetlerinde AB Genel Veri Koruma
Tüzüğü’ne (GDPR) uyum sağlanmasına ilişkin rehberin güncellendiğini ve buna yönelik bir kontrol
listesinin de yayımlandığını duyurdu6.
* Ontario Bilgi ve Gizlilik Komiseri (IPC), ciddi zarar riski içeren durumlarda bilgi paylaşımına ilişkin bir
rehber yayımladı7. Çocuk ve aile hizmetleri, sağlık, adalet ve sosyal hizmetler alanlarında görev yapan
profesyonellere yönelik hazırlandığı belirtilen rehberde, ilgili veri koruma mevzuatının hangi durumlarda
bilgi paylaşımına izin verdiği ve hangi hâllerde rıza aranmaksızın bilgi paylaşımının mümkün olabileceği
gibi hususlar açıklanmaktadır.
* Fransa Veri Koruma Otoritesi (CNIL), akıllı gözlüklerin mahremiyet bakımından ortaya çıkardığı risklere
dikkat çekerek bu konuda dikkatli olunması yönünde uyarıda bulundu ve konuya ilişkin bir eylem planı
başlattığını duyurdu 8. Otorite tarafından yapılan açıklamada; kullanıcıların akıllı gözlük kullandıkları
sırada çevrelerindeki kişileri bilgilendirmeleri, ihtiyaç kalmadığında kayıt işlevlerini kapatmaları,
cep telefonunun kapatılmasının istendiği durumlarda akıllı gözlüklerini de kapatmaları, kişilerin
kullanılmasını beklemediği ortamlarda bu cihazları kullanmaktan kaçınmaları, fotoğraf veya videolarda
yer alan kişilerin görüntülerinin kullanılmasının (örneğin, sosyal medyada paylaşılması) planlandığı
durumlarda bu kişilerin rızalarını almaları ve paylaşımın olası etkilerini önceden değerlendirmeleri
yönünde tavsiyelerde bulunulmaktadır.
* Birleşik Krallık Veri Koruma Otoritesi (ICO), kuruluşların yapay zekâ destekli siber tehditlere karşı
korunmasına yönelik beş adımı konu alan bir içerik yayımladı 9. Bahse konu içerikte; kuruluşların karşı
karşıya oldukları yapay zekâ destekli riskleri (yapay zekâ destekli oltalama, deepfake temelli sosyal
mühendislik, otomatik güvenlik açığı taraması, yapay zekâ destekli kötü amaçlı yazılım ve dolaylı
4 https://www.aepd.es/prensa-y-comunicacion/notas-de-prensa/nueva-herramienta-interactiva-consultar-notificaciones-
brechas-datos-personales, 30.04.2026.
5 https://ico.org.uk/about-the-ico/media-centre/news-and-blogs/2026/04/final-storage-and-access-technologies-guidance-
published/, 29.04.2026.
6 https://www.autoriteprotectiondonnees.be/citoyen/chercher?q=&search_category%5B%5D=taxonomy%3Apublications&search_
type%5B%5D=recommendation&s=recent&l=25.
7 https://www.ipc.on.ca/en/resources/sharing-information-situations-involving-risk-serious-harm-quick-guide-professionals,
24.04.2026.
8 https://www.cnil.fr/fr/lunettes-connectees-appel-a-la-vigilance, 11.05.2026.
9 https://ico.org.uk/about-the-ico/media-centre/news-and-blogs/2026/05/five-steps-to-protect-your-organisation-from-ai-
powered-cyber-threats/, 14.05.2026.
» ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER
25
» KVKK Bülten24
istem enjeksiyonu gibi) doğru bir şekilde anlamalarının, temel siber güvenlik önlemlerini
güçlendirmelerinin ve katmanlı savunma yaklaşımı benimsemelerinin, erişim noktalarını
sınırlandırmalarının, tespit-izleme ve olay müdahale süreçlerini geliştirmenin ve kişisel
verileri uygun teknik ve idari tedbirlerle korumalarının önemine dikkat çekilmektedir.
* Hırvatistan Veri Koruma Otoritesi (AZOP), yapay zekâ modelleri ve sistemleri geliştiren
kuruluşlara yönelik bir rehber yayımladı 10. Söz konusu rehberde; AB Genel Veri Koruma
Tüzüğü’nün (GDPR) bir yapay zekâ modeli veya sistemine hangi durumlarda uygulanacağı,
sistemin sağlayıcıları ile kullanıcılarının rollerinin nasıl belirleneceği, veri işlemenin amacı
ve hukuki sebebinin nasıl tespit edileceği, tasarımdan itibaren veri koruma yaklaşımının
ne anlama geldiği, ilgili kişilerin nasıl bilgilendirileceği, hakların kullanımının nasıl
sağlanacağı, ne zaman veri koruma etki değerlendirmesi yapılması gerektiği ve hangi
güvenlik tedbirlerinin dikkate alınabileceği gibi hususlar değerlendirilmektedir.
* Dünya Bankası Grubu, yapay zekâ kullanımına ilişkin ilkelerin kamu kurumlarında
nasıl hayata geçirildiğinin ve bu bağlamda ortaya çıkan uygulamaların incelendiği bir
çalışma yayımladı11. Mahremiyet ve veri koruma, hesap verebilirlik, güvenlik, şeffaflık ve
açıklanabilirlik, adalet, teknoloji üzerinde insan kontrolü, mesleki sorumluluk ve insan
değerlerinin desteklenmesi ilkelerinin ele alındığı çalışmada; küresel deneyimlerin
gözden geçirilmesi suretiyle belirlenen yedi uygulama alanı üzerinden iyi uygulama
örnekleri, temel çıkarımlar ve erken dönem uygulamalardan edinilen dersler ortaya
konulmaktadır. Ayrıca sorumlu yapay zekâ uygulamalarının operasyonelleştirilmesine,
parçalı yapının azaltılmasına ve yapay zekâ yaşam döngüsü boyunca kurumsal kapasitenin
güçlendirilmesine katkı sağlayabilecek önerilere yer verilmektedir.
* AB Konseyi, eğitimde yapay zekâ kullanımında insan merkezli bir yaklaşım benimsenmesi
çağrısında bulundu12. Konuya ilişkin yapılan açıklamada; yapay zekânın eğitim sistemlerini
hızla dönüştürdüğü, bu dönüşümün fırsatları ve zorlukları beraberinde getirdiği, bu süreçte
öğretmenlerin öğrenme sürecinin merkezinde kalmaya devam etmesinin önem taşıdığı ve
dijital beceriler ile yapay zekâ okuryazarlığını güçlendiren, kapsayıcılığı ve adaleti gözeten,
öğretmenler ile öğrencilerin refahını destekleyen etik, güvenli ve insan merkezli bir yaklaşım
benimsenmesi gerektiği gibi hususlar vurgulanmaktadır.
* Birleşik Krallık Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC), çeşitli kurum ve kuruluşlarla iş
birliği içerisinde hazırlanan, etken yapay zekâ (Agentic AI) hizmetlerinin dikkatli şekilde
benimsenmesine ilişkin rehberde 13 yer alan temel hususların özetlendiği bir içerik
yayımladı14. Bahse konu içerikte; etken yapay zekânın ne olduğu, bu sistemlerin ortaya
çıkardığı ilave riskler, güvenlik dikkate alınarak bu sistemlerin geliştirilmesi, devreye
10 https://azop.hr/objavljene-nove-smjernice-za-subjekte-koje-razvijaju-modele-i-sustave-umjetne-inteligencije/,
07.05.2026.
11 https://openknowledge.worldbank.org/entities/publication/20a298de-912d-452b-a32d-ab2521429d2f,
12.05.2026.
12 https://www.consilium.europa.eu/en/press/press-releases/2026/05/11/ai-in-education-council-calls-for-
human-centred-approach/, 11.05.2026.
13 https://www.cyber.gov.au/business-government/secure-design/artificial-intelligence/careful-adoption-of-
agentic-ai-services, 01.05.2026.
14 https://www.ncsc.gov.uk/blogs/thinking-carefully-before-adopting-agentic-ai, 15.05.2026.
alınması ve kullanılması, insan sorumluluğunun korunması, yerleşik siber güvenlik iyi uygulamalarının
benimsenmesi ve temkinli ancak pratik bir yaklaşım izlenmesi gibi hususlara değinilmektedir.
* Avrupa Veri Koruma Denetçisi (EDPS), 2025 yılına ilişkin faaliyet raporunu yayımladı15.
* İspanya Veri Koruma Otoritesi (AEPD), “Mahremiyet, İnovasyon ve Teknoloji” isimli bilimsel derginin
ilk sayısının yayımlandığını duyurdu 16. Araştırmacılar, uzmanlar, kamu görevlileri, teknoloji alanında
çalışan kişiler ve daha geniş anlamda dijital inovasyonun yönetişimiyle ilgilenen çevrelere hitap ettiği
belirtilen yayının bu sayısında; yapay zekâ, algoritmik yönetişim, bunun temel haklar üzerindeki etkileri
ile mahremiyet alanına ilişkin farklı konuları ele alan makalelere yer verilmektedir.
* Ülkemizde Adalet Bakanlığı, yargıda yapay zekâ destekli yeni dönemi duyurdu17. Bakanlık tarafından
yapılan duyuruda özetle;
• UYAP AI Karar Destek Sistemi ile yargı süreçlerinde hızın, verimliliğin ve etkinliğin güçlendirilmesinin
hedeflendiği,
• UYAP AI’nın yerli ve millî imkânlarla, etik ve hukuki güvenceler ekseninde geliştirildiği,
• Sistem üzerinden 30 milyondan fazla yüksek mahkeme kararı ve içtihadın saniyeler içerisinde
taranabilmesinin hedeflendiği,
• Yapay zekâ destekli sistem sayesinde hâkim ve savcılar için araştırma ve analiz süreçlerinin
hızlandırılmasının amaçlandığı,
• Nihai kararı, geçmiş dönemde olduğu gibi yargı mensuplarının vereceği,
• Emsal karar ve içtihat araştırmalarının saniyeler içerisinde gerçekleştirilebileceği,
• Yüzlerce sayfalık dava dosyalarının kısa süre içinde özetlenebileceği,
• Gerekçeli karar taslakları ve delil analizlerinin hızlı şekilde hazırlanabileceği,
• Bilirkişi raporları ve hukuki değerlendirmelerin içtihatlarla karşılaştırmalı olarak analiz edilebileceği,
• Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde Cumhuriyet Savcılarına destek mekanizması sağlanacağı,
• Tüm süreçlerin şeffaf, denetlenebilir ve insan kontrolünde yürütülmesinin esas alındığı,
• Kişisel verilerin korunması ve adil yargılanma hakkının sistemin merkezinde yer aldığı
gibi hususlara yer verilmektedir.
* Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi (EPRS), çocukların sosyal medyaya erişiminde asgari yaş
sınırı belirlenmesinin ele alındığı bir doküman yayımladı 18. Bahse konu dokümanda; çocukların sosyal
medyaya erişimini sınırlandırmaya yönelik girişimler, yaş güvencesinin merkezi rolü, AB üye devletlerinin
konuya ilişkin yaklaşımları, mevcut AB yasal çerçevesi ile uyumlaştırılmış bir AB yaklaşımına yönelik
değerlendirmeler gibi başlıklara yer verilmektedir.
15 https://www.edps.europa.eu/data-protection/our-work/publications/annual-reports/2026-05-07-annual-report-2025-
protecting-people-changing-digital-world_en, 07.05.2026.
16 https://www.aepd.es/prensa-y-comunicacion/notas-de-prensa/agencia-publica-primer-numer-de-la-revista-cientifica-
privacidad-innovacion-y-tecnologia, 28.04.2026.
17 https://basin.adalet.gov.tr/yargida-yapay-zek-destekli-yeni-donem, 12.05.2026.
18 https://www.europarl.europa.eu/thinktank/en/document/EPRS_BRI(2026)789316, 02.06.2026.
» ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER
27
» KVKK Bülten26
* Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, çocukların çevrim içi güvenliğinin
insan haklarına uygun şekilde sağlanmasına ilişkin bir doküman yayımladı 19. Bahse konu
dokümanda, çocukların çevrim içi ortamda korunmasına yönelik on temel adım şu şekilde
belirtilmektedir:
• Daha güvenli bir çevrim içi ortam oluşturmak için platform tasarımına odaklanılması,
• Düzenlemelerin çocuk hakları temelinde şekillendirilmesi,
• Veri mahremiyetinin korunması,
• Şirketler bakımından insan hakları konusunda gerekli özen yükümlülüğünün
öngörülmesi,
• Yaş doğrulama sistemleri için güvenceler getirilmesi,
• Yaş sınırlamalarının belirli zararlara yönelik olarak hedefli biçimde uygulanması,
• Kendileriyle ilgili düzenleyici süreçlerde çocuklara söz verilmesi ve görüşlerinin
dinlenmesi,
• Şeffaflığın zorunlu kılınması,
• Gözetimin dahil edilmesi ve hesap verebilirliğin sağlanması,
• Kanıta dayalı yaklaşımların benimsenmesi ve bu doğrultuda kanıt toplanması.
* Fransa Veri Koruma Otoritesi (CNIL), bulut bilişim alanındaki aktörlerin rollerinin ve
sorumluluklarının belirlenmesine ilişkin olarak yol gösterici mahiyette bir içerik yayımladı20.
* Brezilya Veri Koruma Otoritesi (ANPD), nöroteknolojilere ilişkin raporunun İngilizce
versiyonunu yayımladı21.
* Belçika Veri Koruma Otoritesi (APD), sohbet botları, inovasyon ve veri korumaya ilişkin bir
değerlendirme yayımladı22. Söz konusu değerlendirmede; yeni teknolojilerin AB Genel Veri
Koruma Tüzüğü’nün (GDPR) kapsamı dışında olmadığı, özellikle kullanıcıların hangi kişisel
verileri paylaşacağının önceden tahmin edilemediği sohbet botları gibi serbest metin
girdisine dayalı uygulamalarda veri minimizasyonu, amaçla sınırlılık, verilerin sınırlı süre ile
saklanması ve şeffaflık ilkelerine özel dikkat gösterilmesi gerektiği, çok aktörlü yapay zekâ
ekosistemlerinde rollerin ve sorumlulukların net bir şekilde belirlenmesinin kritik bir öneme
sahip olduğu ve bireylerin hak ve özgürlüklerine yönelik riskleri sınırlamayı amaçlayan teknik
tedbirlerin veri koruma etki değerlendirmesine dayalı olarak tutarlı biçimde uygulanmasının
önem taşıdığı gibi hususlara dikkat çekilmektedir. Bunun yanı sıra, bu tür uygulamaları
geliştiren veya kullanımını sağlayan kuruluşların çoğu zaman ürün geliştirme, kullanıcı
deneyimi ve ölçeklenebilirliğe odaklandığı ve veri koruma yükümlülüklerinin daha sonraki
aşamalarda ele alındığı, ancak veri korumanın tasarım aşamasından itibaren gözetilmesi
gereken temel bir unsur olduğu vurgulanmaktadır.
19 https://www.ohchr.org/en/documents/tools-and-resources/getting-childrens-safety-online-right, 29.05.2026.
20 https://www.cnil.fr/fr/quelles-qualifications-pour-les-acteurs-de-linformatique-en-nuage-cloud, 28.05.2026.
21 https://www.gov.br/anpd/pt-br/assuntos/noticias/anpd-radar-neurotechnologies-english, 22.05.2026.
22 https://www.autoriteprotectiondonnees.be/professionnel/actualites/2026/05/29/sous-la-loupe-chatbots-
innovation-et-protection-des-donnees, 29.05.2026
* Dünya Ekonomik Forumu, kuruluşların siber güvenlik faaliyetlerinde yapay zekâdan faydalanmasına
yönelik rehberlik sunulan bir çalışma yayımladı 23. Söz konusu çalışmada; yapay zekâ, farklı
açılardan kuruluşların siber güvenliğini güçlendirme potansiyeline sahip olmakla beraber, etkili
sonuç alınabilmesi için stratejik kullanım, sağlam yönetişim ve dengeli insan gözetiminin gerekli
olduğu vurgulanmaktadır. Diğer taraftan yapay zekânın siber güvenlikte benimsenmesinde, bu
sürecin kurumsal stratejik önceliklerle uyumlu hâle getirilmesi, süreçler-veri-altyapı-beceriler ve
yönetişim bakımından kuruluşun hazır olmasının sağlanması, tam ölçekli kullanıma geçilmeden önce
yapılandırılmış pilot uygulamalarla çözümlerin doğrulanması ve performans takibi yapılarak gereken
durumlarda optimizasyonun sağlanması yönünde tavsiyeler sunulmaktadır.
* Hong Kong Veri Koruma Otoritesi (PCPD), yapay zekâ kullanımının kişisel verilerin gizliliği üzerindeki
etkisine ilişkin olarak 60 kuruluş nezdinde gerçekleştirilen uyumluluk kontrollerinin bulgularını
yayımladı24.
* Singapur’un bilgi ve iletişim teknolojileri ile medya alanlarından sorumlu düzenleyici otoritesi
(IMDA), “Etken Yapay Zekâ (Agentic AI) için Model Yapay Zekâ Yönetişim Çerçevesi”nin güncellenmiş
versiyonunu yayımladı25. 2026 yılının Ocak ayında yayımlanan ilk versiyonun geliştirilmiş hali olduğu
belirtilen dokümanın, 60’tan fazla kuruluştan gelen sektör geri bildirimlerinin yanı sıra, Singapur’dan ve
diğer ülkelerden şirketler ile kamu kurumlarınca sunulan ve çerçevenin farklı boyutlarının uygulamada
nasıl hayata geçirilebileceğini gösteren örnekleri de içerdiği ifade edilmektedir.
* Kanada Hükümeti, etken yapay zekânın (Agentic AI) kullanımına ilişkin bir rehber yayımladı26. Bahse
konu rehberde; etken yapay zekânın ne olduğu, sunduğu fırsatlar ve ortaya çıkardığı riskler, sorumlu
kullanıma ilişkin ilkeler, kamu çalışanlarına yönelik kullanım öncesi, kullanım sırası ve kullanım sonrasına
ilişkin yönlendirmeler ile sorumlu etken yapay zekâ kullanımına dair örnek olaylar ele alınmaktadır.
* Avrupa Komisyonu tarafından görevlendirilen bağımsız uzmanlarca hazırlanan “Yapay Zekânın
Toplumlarımız Üzerindeki Etkisi” başlıklı rapor yayımlandı27. Bahse konu raporda; yapay zekâ, hassas tıp
ve iklim dayanıklılığı gibi alanlarda önemli fırsatlar sunmakla birlikte, “kara kutu” sistemlerinin ortaya
çıkardığı şeffaflık eksikliği, dezenformasyon riski, özel sektör ile kamu araştırmaları arasındaki kaynak
eşitsizliği, üye devletler arasındaki coğrafi dengesizlikler ve sosyal fayda ile çevresel girişimlerde yapay
zekânın yeterince değerlendirilememesi gibi sorunların bulunduğuna dikkat çekilmektedir. Raporda
ayrıca; yapay zekânın üretkenlik artışı, sağlık hizmetlerinde tanı süreçlerinin geliştirilmesi, yenilikçilik
ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda dönüştürücü bir potansiyelinin bulunduğu; fakat bu faydaların
eşitlik, şeffaflık ve insan onuru gibi değerlerle inovasyonun uyumlu hâle getirilmesi durumunda elde
edilebileceği vurgulanmaktadır. Bu çerçevede, kamu araştırmalarının güçlendirilmesi, sosyal bilimler
ve beşeri bilimlerin sürece daha fazla dâhil edilmesi, mahremiyet-şeffaflık-hesap verebilirlik ekseninde
güçlü yönetişim mekanizmalarının kurulması, çevik düzenleyici çerçeveler geliştirilmesi ve AB’nin
dijital altyapısının güçlendirilmesi yönünde önerilere yer verilmektedir.
23 https://www.weforum.org/publications/empowering-defenders-ai-for-cybersecurity/, Mayıs 2026.
24 https://www.pcpd.org.hk/english/news_events/media_statements/press_20260519.html, 19.05.2026.
25 https://www.imda.gov.sg/resources/press-releases-factsheets-and-speeches/factsheets/2026/updated-model-ai-governance-
framework-for-agentic-ai, 20.05.2026.
26 https://www.canada.ca/en/government/system/digital-government/digital-government-innovations/responsible-use-ai/guide-
use-agentic-artificial-antelligence.html, 22.05.2026.
27 https://op.europa.eu/en/publication-detail/-/publication/b7875ebe-443a-11f1-8095-01aa75ed71a1/.
» ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER
2928
» KVKK Bülten
* Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi (EPRS), son dönemlerde popülerliği hızla artan
“yapay zekâ destekli arkadaş uygulamaları”nın (AI companions) ele alındığı bir çalışma
yayımladı28. Bahse konu çalışmada, ilk sohbet botlarından duygu odaklı yapay zekâ arkadaş
uygulamalarına geçiş süreci, kullanıcıların bu uygulamalarla nasıl etkileşim kurduğu,
yapay zekâ destekli arkadaş uygulamalarının yükselişi, ortaya çıkan zorluklar (psikolojik
veya fiziksel zarar, sorumluluk boşluğu, kişisel veri sızıntıları, yeni tür karanlık tasarım
örüntüleri, dijital uçurum ve enerji ihtiyacı gibi), konu ile bağlantılı olabilecek AB mevzuatı
ve politikaları ile izlenebilecek sonraki adımlar başlıklarına yer verilmektedir.
* Singapur’un bilgi ve iletişim teknolojileri ile medya alanlarından sorumlu düzenleyici otoritesi
(IMDA), yapay zekâ aracıları (AI Agents) bağlamında hukuki sorumluluğun ele alındığı bir
tartışma belgesi yayımladı29. Söz konusu belgede, yapay zekâ aracıları bağlamında hukuki
sorumluluk bakımından mevcut özel hukuk çerçevelerinin nasıl değerlendirilebileceğine
yönelik ortak bir anlayış geliştirilmesinin amaçlandığı, bu kapsamda kusura dayalı
sorumluluk ile kusursuz sorumluluk olmak üzere iki olası sorumluluk modelinin incelendiği
ve belgenin, yapay zekâ aracıları bağlamında sorumluluğa ilişkin temel meseleleri ortaya
koymaya yönelik ilk adım niteliğinde olduğu belirtilmektedir.
* Dijital ortamda karşılaşılabilecek risklere karşı toplumsal farkındalığın artırılması, aile içi
iletişimin güçlendirilmesi, çocukların dijital ortamlarda korunması ve ebeveynlere rehberlik
etmesi amacıyla, T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan "Yeni
İletişim Teknolojileri ve Aile El Kitabı" yayımlandı30.
* Birleşik Krallık Veri Koruma Otoritesi (ICO), sağlık hizmetlerinde hasta verilerinin
korunmasına ilişkin bir içerik yayımladı 31. Bahse konu içerikte; sağlık hizmeti sunumu
kapsamında çalışanların tıbbi kayıtlara erişim yetkisine sahip olmasının her durumda
bu kayıtlara erişim için meşru bir gerekçe bulunduğu anlamına gelmediği, merak veya
başka saiklerle kişisel verilere yetkisiz şekilde erişilmesinin hukuka aykırı olduğu ve
hastalar bakımından ciddi zararlara yol açabileceği belirtilmektedir. Bu kapsamda,
özellikle kamuoyunun yoğun ilgisini çeken olaylarda çalışanlara hasta mahremiyeti ve
gizlilik yükümlülüklerinin hatırlatılması, role özgü veri koruma eğitimleri verilmesi, erişim
kısıtlamaları ve denetim kayıtları gibi teknik kontrollerin uygulanması, çalışanların bir
ihlalden haberdar olduklarında nasıl hareket edeceklerini bilmelerinin sağlanması ve
veri korumanın hasta güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınması gerektiği gibi
hususlar vurgulanmaktadır.
* Fransa Veri Koruma Otoritesi (CNIL), potansiyel müşteriler ve mevcut müşterilerle
kurulan elektronik iletişimlerde uyulması gereken kurallara ilişkin bir içerik yayımladı32.
28 https://www.europarl.europa.eu/thinktank/en/document/EPRS_BRI(2026)789299, 19.05.2026.
29 https://www.imda.gov.sg/-/media/imda/files/about/emerging-tech-and-research/artificial-intelligence/agents-
legal-responsibility.pdf, Mayıs 2026.
30 https://www.iletisim.gov.tr/turkce/duyurular/detay/yeni-iletisim-teknolojileri-ve-aile-el-kitabi-yayinda,
23.06.2026.
31 https://ico.org.uk/about-the-ico/media-centre/news-and-blogs/2026/06/curiosity-is-not-an-excuse-
protecting-patient-data-in-healthcare/, 22.06.2026.
32 https://www.cnil.fr/fr/communication-electronique-quelles-regles, 10.06.2026.
* Avrupa Veri Koruma Kurulu (EDPB), “Uzman Destek Havuzu” (Support Pool of Experts) programı
kapsamında hazırlanan, itiraz hakkı ile silme hakkına ilişkin tek durak noktası (one-stop-shop)
mekanizması kapsamında alınan kararlara dair vaka özeti çalışmasının güncellenmiş versiyonunu
yayımladı33.
* Video oyunlarının tasarım, geliştirme ve dağıtım süreçlerinde veri koruma alanında iyi uygulamaları
teşvik etmek amacıyla, İspanya Veri Koruma Otoritesi (AEPD) ile Belçika Veri Koruma Otoritesi (APD)
iş birliğinde hazırlanan doküman yayımlandı 34. Video oyunlarında veri korumaya yönelik tavsiyelerin
ve iyi uygulamaların ele alındığı dokümanın; geliştiriciler, stüdyolar ve yayıncılar gibi video oyun
ekosisteminde yer alan kuruluşlara, bu kuruluşlara hizmet sunan şirketlere (bulut hizmeti, analitik araç,
hile önleme sistemi ve yapay zekâ hizmeti sağlayıcıları gibi) ve bu sektörde çalışan hukuk ekiplerine
yönelik hazırlandığı belirtilmektedir.
* Birleşik Krallık Veri Koruma Otoritesi (ICO), tüketicilere yönelik nesnelerin interneti (IoT) ürün ve
hizmetlerine ilişkin rehberin nihai versiyonunu yayımladı 35. Kamuoyu ve sektör geri bildirimlerinin
yansıtıldığı belirtilen rehberde, üreticiler ve geliştiriciler bakımından kişisel verilerin sorumlu şekilde
kullanımı konusunda beklentiler ortaya konulmaktadır. Bu kapsamda rızanın nasıl alınacağı, şeffaflığın
nasıl sağlanacağı ve bireylerin verileri üzerindeki haklarını kullanabilmeleri için hangi araçların
sağlanması gerektiği gibi hususlara açıklık getirilmektedir. Bunun yanı sıra; mahremiyetin tasarım
aşamasından itibaren gözetilmesi, bireyleri koruyucu ayarların varsayılan olarak etkin sunulması, veri
toplamanın yalnızca kesinlikle gerekli olan verilerle sınırlandırılması, veri koruma etki değerlendirmesi
yapılması ve ürün yaşam döngüsü boyunca güvenlik önlemlerinin sürdürülmesi gerektiği yönünde
tavsiyelerde bulunulmaktadır.
* İsveç Veri Koruma Otoritesi (IMY), şirketlerin yapay zekâ uygulamaları bağlamında kişisel
veriler bakımından sorumluluklarına ilişkin bir rapor yayımladı 36. Bahse konu raporda, yapay zekâ
uygulamalarının geliştirilmesi, uyarlanması veya kullanılması süreçlerinde AB Genel Veri Koruma
Tüzüğü (GDPR) uyarınca rol ve sorumluluk dağılımının pratikte nasıl değerlendirilebileceğine ilişkin
açıklamalara yer verilmektedir.
* Avrupa Veri Koruma Denetçisi (EDPS), “gölge yapay zekâ”nın (Shadow AI) veri güvenliği açısından
ortaya çıkarabileceği risklere ilişkin bir içerik yayımladı37. Bahse konu içerikte; çalışanların kurum veya
kuruluşun onayı olmaksızın yapay zekâ araçlarını kullanmasının veri koruma ve güvenlik tedbirlerini
etkisiz hâle getirebileceği ve bu durumun da kişisel veri ihlalleri, düzenleyici gerekliliklere uyumsuzluk
ve operasyonel aksaklıklar gibi sonuçlara yol açabileceği belirtilmekte olup bu risklerin azaltılması
amacıyla sağlam yapay zekâ yönetişim politikaları oluşturulması, güvenli ve mevzuata uyumlu onaylı
yapay zekâ platformları sağlanması, teknik kontroller ve izleme mekanizmaları uygulanması, çalışan
farkındalığının artırılması ve ilgili birimler arasında sürekli iş birliği sağlanması yönünde tavsiyelerde
bulunulmaktadır.
33 https://www.edpb.europa.eu/news/one-stop-shop-case-digest-on-right-to-object-and-right-to-erasure-updated_en,
25.06.2026.
34 https://www.aepd.es/en/press-and-communication/press-releases/spanish-and-belgian-dpas-promote-good-data-
protection-practices-for-video-game-sector, 18.06.2026.
35 https://ico.org.uk/about-the-ico/media-centre/news-and-blogs/2026/06/setting-out-our-expectations-for-the-smart-device-
industry/, 11.06.2026.
36 https://www.imy.se/nyheter/ny-rapport-ansvarsroller-enligt-gdpr-vid-finjustering-av-ai-applikationer/, 10.06.2026.
37 https://www.edps.europa.eu/press-publications/press-news/blog/managing-shadow-ais-hidden-data-breach-risk_en,
15.06.2026.
» ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER
3130
» KVKK Bülten
* Ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, bütün illere kişisel verilerin korunması
kapsamında alınacak önlemlere dair 10 maddeden oluşan yazı gönderildi 38. Merkez ve
taşra teşkilatı ile eğitim kurumlarında yürütülen iş ve işlemler sırasında öğrenci, veli,
öğretmen, personel ve diğer ilgililere ait kişisel verilerin işlendiği belirtilen yazıda, kişisel
verilerin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuata uygun şekilde
korunmasının önemine dikkat çekildi.
* Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD) C-474/24 sayılı kararında, dopingle mücadele
kurallarını ihlal eden profesyonel sporcuların isimlerinin, kendilerine uygulanan men
cezasının süresinin ve bu cezanın gerekçelerinin internet ortamında yayımlanmasının,
belirli şartlar altında AB hukuku bakımından mümkün olabileceği değerlendirildi 39. Söz
konusu kararda özetle; bu tür bir yayımlamanın AB Genel Veri Koruma Tüzüğü’ne (GDPR)
uygun olması gerektiği, yayımlama öncesinde ilgili menfaatler arasında dengeleme
yapılabilmesi, özellikle yayının süresi bakımından ölçülülük ilkesine riayet edilmesi ve
kendisi hakkında yakın zamanda bu tür bir yayımlamanın gerçekleşeceğine ilişkin somut
emareler bulunan bir sporcunun yetkili veri koruma otoritesine önleyici nitelikte şikâyette
bulunabilmesinin mümkün olması gerektiği vurgulanmaktadır.
* Norveç Veri Koruma Otoritesi (Datatilsynet), ilgili kişilerin erişim hakkına ilişkin
bilgilendirici mahiyette bir içerik yayımladı 40. Bahse konu içerikte; erişim hakkının kişilere
sağladığı imkânlar, kişisel verilerin kopyasının hangi yollarla sunulabileceği, dijital
yollarla yapılan erişim taleplerine nasıl yanıt verilebileceği ve erişim taleplerinde kimlik
doğrulamanın nasıl ele alınabileceği gibi hususlara yer verilmektedir.
* Fransa Veri Koruma Otoritesi (CNIL), çalışanların faaliyetlerinin izlenmesine ilişkin
olarak yol gösterici nitelikte bir içerik yayımladı41. Bahse konu içerikte; işverenlerin yönetim
yetkisi kapsamında çalışanların faaliyetlerini ve iş ekipmanlarının kullanımını denetleme ve
izleme yetkisine sahip olduğu; ancak bu yetkinin ölçülü, gerekçelendirilmiş ve çalışanların
hak ve özgürlüklerine saygılı şekilde kullanılması gerektiği vurgulanmaktadır.
* Avrupa Veri Koruma Kurulu (EDPB), anonimleştirmeye ilişkin rehberin kamuoyu
görüşüne açıldığını ve rehbere ilişkin görüşlerin 30.10.2026 tarihine kadar iletilebileceğini
duyurdu42.
* İspanya Veri Koruma Otoritesi (AEPD), yaz döneminde akıllı güneş gözlüklerinin
kullanımında dikkate alınabilecek iyi uygulamalara ilişkin bilgilendirici mahiyette bir içerik
yayımladı43. Bu kapsamda bahse konu içerikte; akıllı gözlüklerle görüntü veya ses kaydı
yapılırken kamera ya da cep telefonu ile kayıt yapılmasına benzer şekilde diğer kişilere karşı
özenli ve saygılı hareket edilmesi, cihazın kullanımı konusunda şeffaf olunması ve mümkün
olduğunca çevredeki kişilerin kayıt hakkında açıkça bilgilendirilmesi, ses kaydına özellikle
dikkat edilmesi, kayıtların kesinlikle gerekli olanla sınırlandırılması, görüntü ve ses dışında
konum, tarih, saat veya kullanım örüntüleri gibi başka verilerin de toplanabileceğinin göz
38 https://www.hurriyet.com.tr/gundem/mebden-81-ile-10-maddeden-olusan-yazi-gonderildi-dijital-mecralarda-
ogrencilerin-kisisel-verilerini-iceren-paylasim-yapilamayacak-43233872, 09.07.2026.
39 https://curia.europa.eu/site/upload/docs/application/pdf/2026-07/cp260103en.pdf, 14.07.2026.
40 https://www.datatilsynet.no/aktuelt/aktuelle-nyheter-2026/om-retten-til-innsyn/, 10.07.2026.
41 https://www.cnil.fr/fr/controle-de-lactivite-des-personnes-employees, 09.07.2026.
42 https://www.edpb.europa.eu/news/edpb-sheds-light-on-anonymisation-and-web-scraping-for-generative-ai-
and-adopts-final-version_en, 08.07.2026.
43 https://www.aepd.es/prensa-y-comunicacion/blog/buenas-practicas-si-vas-a-usar-gafas-de-sol-inteligentes-
este-verano, 13.07.2026.
önünde bulundurulması, gizlilik ve güvenlik ayarlarının uygun şekilde yapılandırılması, kayıt yapılmasına
ilişkin hukuki sınırlara riayet edilmesi ve kayıtların artık gerekli olmadığı durumlarda silinmesi gibi
hususlara dikkat çekilmektedir.
* Avrupa Veri Koruma Kurulu (EDPB), blokzinciri teknolojileri aracılığıyla kişisel verilerin işlenmesine
yönelik hazırlanan Rehber'in son versiyonunu yayımladı44. Bahse konu rehberde; blokzinciri teknolojisinin
işleyişi, bu teknoloji kapsamında gerçekleştirilen veri işleme faaliyetlerinin hukuka uygunluğu ile ilgili
kişilerin haklarını kullanmalarının sağlanması gibi başlıklara yer verilmekte ve veri işleme faaliyetinde
rol alan aktörlere yönelik çeşitli tavsiyelerde bulunulmaktadır.
* Avrupa Komisyonu, gelişmiş yapay zekâ modellerinin siber güvenlik alanında ortaya çıkarabileceği
risklerin ele alınması ve sunduğu fırsatlardan yararlanılması amacıyla “Siber Güvenlik ve Yapay Zekâya
ilişkin AB Eylem Planı”nı sundu45.
* Hollanda Veri Koruma Otoritesi (AP), üretken yapay zekânın sorumlu bir şekilde geliştirilmesi ve
kullanıma sunulması konusunda kuruluşlara destek olmak amacıyla iki yeni doküman yayımlandığını
duyurdu46.
* Avrupa Veri Koruma Kurulu (EDPB), üretken yapay zekâ bağlamında "web kazıma" (web scraping)
faaliyetlerine ilişkin rehberin kamuoyu görüşüne açıldığını ve rehbere ilişkin görüşlerin 30.10.2026
tarihine kadar iletilebileceğini duyurdu 47. Bahse konu dokümanda; web kazımanın tanımı ile web
kazıma faaliyetleri bağlamında GDPR kapsamındaki rol ve sorumlulukların belirlenmesi, kişisel verilerin
işlenmesine ilişkin ilkeler, işleme faaliyetinin hukuki sebebi ve özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi
gibi başlıklar üzerinden değerlendirmelerde bulunulmaktadır.
* Avrupa Veri Koruma Denetçisi (EDPS), otomatik karar alma süreçlerinde insan müdahalesine ilişkin
bir kontrol listesi yayımladı48. AB kurumlarına yönelik hazırlandığı belirtilen kontrol listesinin, otomatik
karar alma sistemlerinde uygulanan insan gözetimi tedbirlerinin olgunluk düzeyinin kurumlar
tarafından öz değerlendirme yoluyla ölçülmesine yardımcı olmayı amaçladığı ifade edilmektedir.
* UNESCO, yapay zekânın yönetişimine ilişkin olarak dünya genelinde kanun koyucular bakımından
öne çıkan dokuz düzenleyici yaklaşımın ele alındığı bir doküman yayımladı 49. Bahse konu dokümanın,
hükümetlerin küresel yapay zekâ ilkelerini uygulanabilir ulusal yönetişim çerçevelerine dönüştürmelerine
yardımcı olmayı amaçladığı ifade edilmektedir.
* Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030) ile ilgili 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi,
18.08.2026 tarih ve 33344 sayılı Resmî Gazetede yayımlandı 50. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın
koordinasyonunda kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği ile hazırlanan
ve “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” temel ilkeleri üzerine inşa edilen Eylem Planı, Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığı’nın internet sitesinde erişime açıldı51.
44 https://www.edpb.europa.eu/documents/guideline/guidelines-on-processing-of-personal-data-through-blockchain-
technologies_en, 07.07.2026.
45 https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_26_1544, 07.07.2026.
46 https://www.autoriteitpersoonsgegevens.nl/actueel/ap-helpt-ontwikkelaars-en-organisaties-met-nieuwe-avg-richtlijnen-voor-
generatieve-ai, 13.07.2026.
47 https://www.edpb.europa.eu/news/edpb-sheds-light-on-anonymisation-and-web-scraping-for-generative-ai-and-adopts-
final-version_en, 08.07.2026.
48 https://www.edps.europa.eu/system/files/2026-05/26-05-18_checklist-on-human-intervention-of-adm_en.pdf.
49 https://unesdoc.unesco.org/ark:/48223/pf0000398520.
50 https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/08/20260818-8.pdf, 18.08.2026.
51 https://www.sanayi.gov.tr/yapayzekaeylemplani.
» ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER
3332
» KVKK Bülten
* 06.09.2026 tarih ve 33362 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de, Orta Vadeli Program (2027-
2029)’ın Onaylanması Hakkında Karar yayımlandı52. Bu kapsamda Orta Vadeli Program’da,
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun AB Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR)
ile uyumlaştırılması sürecinin 2027 yılının üçüncü çeyreğinde tamamlanacağı belirtildi.
* Birleşik Krallık Veri Koruma Otoritesi (ICO), araştırma bağlamında anonimleştirme ve
psödonimleştirmeye ilişkin taslak rehberin kamuoyu görüşüne açıldığını ve rehbere ilişkin
görüşlerin 19.10.2026 tarihine kadar iletilebileceğini duyurdu 53. Bahse konu rehberde;
anonimleştirme ve psödonimleştirmenin araştırma süreçlerindeki rolleri, uygun teknik
ve idari tedbirlerin neler olduğu, güvenilir araştırma ortamlarının nasıl oluşturulacağı,
işletileceği veya bu ortamlara nasıl katılım sağlanacağı ile araştırma süreçlerinde sentetik
verinin nasıl kullanılabileceği gibi başlıklara yer verilmektedir.
* Fransa Veri Koruma Otoritesi (CNIL), veri koruma görevlisinin rolüyle bağlantılı çıkar
çatışmalarının tespit edilmesi ve yönetilmesine ilişkin olarak yol gösterici nitelikte bir
içerik yayımladı 54. Bahse konu içerikte; AB Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) uyarınca
kuruluşların veri koruma görevlilerine başka görevler de verebileceği, ancak bu görevlerin
veri koruma görevlisinin sorumluluklarını yerine getirmesini engellememesi veya çıkar
çatışmasına yol açmaması gerektiği belirtilmekte olup bu kapsamda çıkar çatışmasının
nasıl belirlenebileceği ve giderilebileceği gibi hususlara yer verilmektedir.
* Avrupa Birliği Siber Güvenlik Ajansı (ENISA), KOBİ’ler için tasarımdan itibaren güvenlik ve
varsayılan olarak güvenlik yaklaşımlarına ilişkin bir rehber yayımladı55. Bahse konu rehberde,
dijital unsurlar içeren modern ürünlerin giderek daha fazla tasarım aşamasından itibaren
ve varsayılan olarak güvenli olmasının beklendiği; ancak birçok kuruluşun ve özellikle
KOBİ’lerin bu yaklaşımları tutarlı şekilde uygulamada çeşitli zorluklarla karşılaşabildiği
belirtilmektedir. Bu kapsamda rehberde, bir ürünün yaşam döngüsü boyunca tasarımdan
itibaren ve varsayılan olarak güvenlik gerekliliklerinin uygulanmasına yönelik ilkelerin ve
somut yönlendirmelerin ortaya konulduğu ifade edilmektedir.
* Lüksemburg Veri Koruma Otoritesi (CNPD), kamera, mikrofon, yapay zekâ özellikleri
ve bazı durumlarda gerçek zamanlı analiz kabiliyetleriyle donatılan akıllı gözlüklerin
kişisel verilerin korunması ve mahremiyet açısından gündeme getirdiği hususlara ilişkin
bir içerik yayımladı 56. Bahse konu içerikte; akıllı gözlüklerin işleyişi ve temel özellikleri,
görüntülenen/kaydedilen/analiz edilen kişiler bakımından ortaya çıkabilecek mahremiyet
riskleri, üreticiler/tedarikçiler/profesyonel kullanıcılar açısından gündeme gelebilecek
yükümlülükler ile bu cihazların sorumlu ve veri koruma kurallarına uygun şekilde
kullanılmasına yönelik iyi uygulamalar ele alınmaktadır.
* Singapur Veri Koruma Otoritesi (PDPC), mahremiyet artırıcı teknolojiler kapsamında
sentetik veri üretimine ilişkin rehberini güncelledi 57. Güncellenen rehberde; sentetik veri
üretim yöntemlerindeki güncel gelişmelere, örnek niteliğindeki yeni vaka çalışmalarına ve
52 https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/09/20260906M1-1.pdf, 06.09.2026.
53 https://ico.org.uk/about-the-ico/ico-and-stakeholder-consultations/2026/08/consultation-on-draft-guidance-
about-anonymisation/.
54 https://www.cnil.fr/fr/dpo-identifier-gerer-conflits-interets, 10.08.2026.
55 https://www.enisa.europa.eu/publications/enisa-secure-by-design-and-default-playbook, 30.07.2026.
56 https://cnpd.public.lu/fr/actualites/national/2026/08/lunettes-connectees-guidance.html, 26.08.2026.
57 https://www.pdpc.gov.sg/organisations/resources/guidance-by-topic/guide-on-synthetic-data-generation.
» ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER
yeniden kimliklendirme risklerine yönelik yeni iyi uygulamalar ile risk azaltıcı stratejilere de yer verildiği
belirtilmektedir.
* Avrupa Komisyonu, AB Yapay Zekâ Tüzüğü’nün (AI Act) 50’nci maddesi kapsamındaki şeffaflık
yükümlülüklerine ilişkin rehberler yayımladı58 ve buna ilişkin sıkça sorulan sorular sayfasını güncelledi59.
* İspanya Veri Koruma Otoritesi (AEPD), yapay zekâ ile kişisel verilerin işlenmesinde verilerin doğruluğu,
uygunluğu ve kalitesine ilişkin bir doküman yayımladı60.
* Singapur Veri Koruma Otoritesi (PDPC), üretken yapay zekâ sistemlerinde kişisel verilerin
kullanılmasına ilişkin rehberin nihai versiyonunu yayımladı 61. Bahse konu dokümanda; üretken yapay
zekâ modellerinin geliştirilmesi amacıyla kişisel verilerin toplanması ve kullanılması, üretken yapay
zekâ sistemlerinin yaşam döngüsü boyunca veri korumaya ilişkin sorumlulukların dağılımı ile bu
sistemler kapsamında bireylerin kişisel verilerinin işlenmesine ilişkin taleplerinin nasıl ele alınması
gerektiği gibi hususlar değerlendirilmektedir.
* Brezilya Veri Koruma Otoritesi (ANPD), üretken yapay zekâya ilişkin raporunun İngilizce versiyonunu
yayımladı62.
* Fransa Veri Koruma Otoritesi (CNIL) ile Fransa Yapay Zekâ ve Dijital Teknoloji Konseyi (CIANum),
etken yapay zekânın (Agentic AI) kişisel verilerin korunması bakımından gündeme getirdiği zorlukların
ele alındığı ortak bir doküman yayımladı63.
* Hong Kong Veri Koruma Otoritesi (PCPD), etken yapay zekâ (Agentic AI) kullanımında kişisel verilerin
korunmasına ilişkin bir doküman yayımladı64. Bahse konu dokümanın, kuruluşların etken yapay zekânın
sunduğu faydalardan yararlanırken kişisel verilerin korunmasını gözetmelerine ve ilgili veri koruma
mevzuatı kapsamındaki gerekliliklere uyum sağlamalarına yardımcı olacak pratik tavsiyeler sunmayı
amaçladığı belirtilmektedir.
* Türkiye Barolar Birliği, yapay zekâ araçlarının avukatlık faaliyetlerinde güvenli, bilinçli ve mesleki
yükümlülüklerle uyumlu biçimde kullanılmasına yönelik olarak “Avukatlar için Yapay Zekâ Kullanımı
Tavsiye Rehberi”ni yayımladı 65. Bahse konu rehberin; mesleki sırların korunması, kişisel verilerin
güvenliği, insan denetimi, hukuki doğrulama ve avukatın nihai sorumluluğu başta olmak üzere yapay
zekâ kullanımına ilişkin temel ilke ve uygulama ölçütlerini ortaya koyduğu belirtilmektedir.
58 https://digital-strategy.ec.europa.eu/en/library/guidelines-transparency-obligations-providers-and-deployers-ai-systems,
20.07.2026.
59 https://digital-strategy.ec.europa.eu/en/faqs/transparency-obligations-under-article-50-ai-act, 24.07.2026.
60 https://www.aepd.es/en/guides/quality-data-artificial-intelligence.pdf, Temmuz 2026.
61 https://www.pdpc.gov.sg/organisations/regulations-decisions/regulatory-guidance/advisory-guidelines-on-use-of-personal-
data-in-generative-ai, 20.07.2026.
62 https://www.gov.br/anpd/pt-br/assuntos/noticias/anpd-releases-english-version, 27.07.2026.
63 https://www.cnil.fr/fr/ia-agentique-cnil-cianum-note, 20.07.2026.
64 https://www.pcpd.org.hk/english/news_events/media_statements/press_20260825.html, 25.08.2026.
65 https://www.barobirlik.org.tr/Haberler/tbb-avukatlikta-yapay-zeka-kullanimina-iliskin-tavsiye-rehberini-yayimladi-86648,
28.08.2026.
3534
» KVKK Bülten
» BİZDEN HABERLER
AVUKATLARIN MESLEKİ FAALİYETLERİNDE
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINA İLİŞKİN
UYGULAMA REHBERİ
Kurumumuz ile Türkiye Barolar Birliği iş birliğinde hazırlanan ve KVKK Konferans
Salonunda düzenlenen etkinlikle tanıtımı yapılan “Avukatların Mesleki Faaliyetlerinde
Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Uygulama Rehberi” yayımlandı.
Avukatlık mesleğinin kendine özgü yapısı ve savunma hakkının önemi gözetilerek
hazırlanan Rehberle, kişisel verilerin korunması hakkı ile savunma hakkı arasında
denge kurulması, uygulamada yaşanan tereddütlerin giderilmesi ve avukatlara
mesleki faaliyetlerinde yol gösterilmesi amaçlandı.
Rehberin hazırlanmasına yönelik çalışmalar, Kurumumuz ile Türkiye Barolar Birliği
arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında yürütüldü. Bu süreçte Kurul
kararları ve avukatların uygulamada karşılaştıkları sorunlar değerlendirilirken Türkiye
Barolar Birliğinin görüş ve önerilerinden de yararlanıldı. Gerçekleştirilen toplantılar ve
ortak çalışmalar sonucunda şekillenen Rehber, Kurumumuzun uygulama birikimi ile
avukatların mesleki tecrübesini bir araya getiren ortak bir çalışmanın ürünü olarak
hazırlandı.
Rehberde, avukatların mesleki faaliyetleri sırasında karşılaştıkları hususlar
kapsamlı biçimde ele alındı. Açık rıza ve bilgi-belgeye erişim yetkisinin yanı sıra
avukatlık bürolarındaki çalışma biçimleri, tevkil ilişkileri, silme talepleri, aydınlatma
yükümlülüğü, VERBİS istisnaları, saklama ve imha süreçleri, ilgili kişi başvuruları ve
veri güvenliği gibi başlıklara yer verildi. Ayrıca uygulamada karşılaşılan tereddütlerin
giderilmesine katkı sağlamak amacıyla konular somut örneklerle açıklandı.
Öte yandan Rehberde, günümüzde hukuk pratiğinin önemli bir parçası haline
gelen üretken yapay zekâ araçlarının kullanımına da yer verilerek bu araçlardan
yararlanılırken kişisel verilerin korunmasına ilişkin kuralların gözetilmesi gerektiğine
dikkat çekildi.
KVKK FARKINDALIK SEMİNERİ
YAPAY ZEKÂ, 5G VE AKILLI TEKNOLOJİLER ÇAĞINDA
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI ZİRVESİ
Kurum Başkanımız Prof. Dr. Faruk BİLİR, Bursa Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği KVKK farkındalık
etkinliğine katılarak Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve uygulanmasına ilişkin seminer verdi.
Kurumumuz ev sahipliğinde düzenlenen “Yapay Zekâ, 5G ve Akıllı Teknolojiler Çağında Kişisel Verilerin
Korunması Zirvesi” KVKK Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
“Dijital Güven Ekosistemi: Yapay Zekâ, Kişisel Verilerin Korunması ve Sorumlu Veri Yönetişimi” temasıyla
gerçekleştirilen zirvede; dijitalleşen dünyada kişisel verilerin korunmasının önemi, 5G ve yapay zekâ
teknolojilerinin beraberinde getirdiği yeni riskler, veri mahremiyeti, dijital güven ve sorumlu veri yönetişimi
konuları ele alındı.
3736
» KVKK Bülten
» BİZDEN HABERLER
34. AVRUPA VERİ KORUMA OTORİTELERİ
KONFERANSI
Pek çok ülkeden denetleyici kurumlar, uluslararası kuruluş temsilcileri ve
akademisyenlerin katılım sağladığı 34. Avrupa Veri Koruma Otoriteleri Bahar
Konferansı (Spring Conference), Kurumumuz ev sahipliğinde ülkemizde düzenlendi.
Konferansta, kişisel verilerin korunmasının güncel ve geleceğe dönük boyutları
kapsamında yapay zekâ, çocukların kişisel verilerinin korunması, sınır ötesi veri
aktarımları ve veri koruma otoritelerinin geleceği gibi konular ele alındı.
34. Avrupa Veri Koruma Otoriteleri Konferansı Hakkında Genel Bilgiler
Avrupa Veri Koruma Otoriteleri Bahar Konferansı, başta Avrupa Birliği ve Avrupa
Ekonomik Alanı ülkelerinin veri koruma otoriteleri olmak üzere, farklı ülkelerden
denetleyici kurumların, uluslararası kuruluşların temsilcilerinin, akademisyenlerin
ve sivil toplum kuruluşlarının katılım sağladığı uluslararası bir platformdur. 1991
yılından bu yana her yıl düzenlenen Konferans, akredite bir üyenin ev sahipliğinde
gerçekleştirilmektedir. Konferans, otoriteler arasında düzenli temas kurulmasına
ve kurumsal diyaloğun sürdürülmesine imkan sağlayan önemli bir buluşma zemini
niteliğindedir.
Konferansın temel amacı, mahremiyet ve veri koruma alanında ortak değerlendirmeler
yapılmasını ve otoriteler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini sağlamaktır.
CANLI YAYIMLANAN REALİTY SHOW NİTELİĞİNDEKİ
PROGRAMLARDA KİŞİSEL VERİLERİN İŞLENMESİNE
YÖNELİK REHBER LANSMAN TOPLANTISI
Kurumumuz ve RTÜK iş birliğinde düzenlenen "Canlı Yayımlanan Reality Show Niteliğindeki Programlarda
Kişisel Verilerin İşlenmesine Yönelik Rehber Lansman Toplantısı" Kurumumuz Konferans Salonunda
gerçekleştirildi. Söz konusu toplantı kapsamında Kurumumuz ve RTÜK iş birliğinde hazırlanan "Canlı
Yayımlanan Reality Show Niteliğindeki Programlarda Kişisel Verilerin İşlenmesine Yönelik Rehber"in tanıtımı
da yapıldı.
3938
» KVKK Bülten
9. E-SAFE KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA ZİRVESİ
9. e-Safe Kişisel Verileri Koruma Zirvesi, “Veri Korumanın Geleceği” temasıyla Kurumumuzun
ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Zirvede; yapay zekâda mahremiyet artırıcı teknolojiler,
açık rızanın geleceği ve veri ihlali bildirimlerine ilişkin güncel hukuki yaklaşımlar, günlük
teknoloji kullanımı ve veri korumaya ilişkin riskler, şirketler için GDPR etkileri ve üretken
yapay zekâ modellerinde teknik zafiyetler konuları ele alındı.
POLİS VE CEZA HUKUKUNDA KİŞİSEL VERİLERİN
KORUNMASI ULUSLARARASI KONGRESİ
“Polis ve Ceza Hukukunda Kişisel Verilerin Korunması Uluslararası Kongresi” Polis Akademisi Gölbaşı
Yerleşkesinde gerçekleştirildi. Alanında uzman pek çok ismin yer aldığı Kongrenin açılış töreninde konuşma
yapan Kurum Başkanımız Prof. Dr. Faruk BİLİR, teknolojik gelişmeler ışığında kişisel verilerin korunmasına
ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
BİLİR, veri işleme faaliyetlerinin yaygınlaştığı günümüzde veri koruma hukukunun temel hak ve hürriyetlerle
doğrudan bağlantılı bir hukuk alanı haline geldiğini ifade etti. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte, günlük
yaşamda kişisel verilerin yoğun şekilde işlendiğini ifade eden BİLİR, veri temelli sistemlerin kamu
hizmetlerinden güvenlik politikalarına kadar pek çok alanda fayda sağladığını belirtti.
Kişisel verilerin korunmasının, teknolojiden uzak durmayı ya da dijital imkanları reddetmeyi gerektirmediğini
vurgulayan BİLİR, temel yaklaşımın teknolojiyi dışlamak değil; doğru ilke ve güvencelerle birlikte geliştirmek
olduğunu söyledi. Teknoloji ile mahremiyet arasında dengeleyici bir yaklaşım geliştirilmesinin önemine
işaret eden BİLİR, “tasarımdan itibaren mahremiyet” ve “varsayılan olarak mahremiyet” yaklaşımlarının
dijital sistemlerin geliştirilmesinde temel bir anlayış olarak benimsenmesi gerektiğini ifade etti.
Konuşmasında mahremiyet artırıcı teknolojilere de değinen BİLİR, dijital sistemlerin işleyişi ile veri koruma
arasında dengeli ve güvenli bir yapının önemine dikkat çekti. Yapay zekâ teknolojilerinin kamu hizmetleri
ve özel sektörde önemli fırsatlar sunduğunu belirten BİLİR, yapay zekâ sistemlerinin veri işleme kapasitesi
nedeniyle veri koruma bakımından hukuki ve etik ilkelerin daha da önemli hale geldiğini söyledi. Yapay zekâ
uygulamalarının geliştirilmesinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve veri koruma hukukunun temel ilkeleriyle
uyumlu bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini söyleyen BİLİR, bu sayede sürdürülebilir bir dijital
dönüşüm sürecinin inşa edilebileceğini kaydetti.
Kişisel verilerin korunmasının yalnızca bir mevzuat uygulaması olmadığının altını çizen BİLİR, bunun aynı
zamanda bir kültür ve bir insan hakları yaklaşımı olduğunu belirtti. Veri koruma kültürünün güçlenmesinde
akademinin katkısı, kurumlar arası iş birliği ve toplumsal farkındalığın önemine dikkat çeken BİLİR,
Kongrede yapılacak değerlendirmelerin veri koruma hukukunun gelişimine katkı sağlayacağını ifade etti.
» BİZDEN HABERLER
4140
» KVKK Bülten
» BİZDEN HABERLER
AI TOMORROW SUMMIT 2026
KVKK FARKINDALIK SEMİNERİ
Kurum Başkanımız Prof. Dr. Faruk BİLİR, Yapay Zekâ Politikaları Derneği (AIPA) tarafından
düzenlenen "AI Tomorrow Summit 2026 Zirvesi"nin ‘‘Yapay Zeka Çağında Veri, Regülasyon
ve İnsan Kaynağı’’ başlıklı oturumuna konuşmacı olarak katıldı.
Kurum Başkanımız Prof. Dr. Faruk BİLİR, Elektrik Üretim A.Ş.'nin (EÜAŞ) düzenlemiş olduğu
KVKK farkındalık etkinliğine katılarak 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve
uygulanmasıyla ilgili konularda seminer verdi.
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU
FARKINDALIK ETKİNLİĞİ
KVKK FARKINDALIK ETKİNLİĞİ
Kurum Başkanımız Prof. Dr. Faruk BİLİR, İzmir Demokrasi Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından
düzenlenen "Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Farkındalık Etkinliği"ne katılarak, 6698 sayılı Kişisel
Verilerin Korunması Kanunu ve uygulanması hakkında seminer verdi.
Kurum Başkanımız Prof. Dr. Faruk BİLİR, Muş Ticaret ve Sanayi Odası'nın düzenlemiş olduğu KVKK
farkındalık etkinliğine katılarak 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve uygulanmasıyla ilgili
konularda seminer verdi.
4342
» KVKK Bülten
» BİZDEN HABERLER
KAYMAKAM ADAYLARINA YÖNELİK KVKK SEMİNERİ
ÇARŞAMBA SEMİNERLERİ
Kurum Başkanımız Prof. Dr. Faruk BİLİR, İçişleri Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığı
tarafından düzenlenen 111. Dönem Kaymakamlık Kursu kapsamında, “6698 Sayılı Kişisel
Verilerin Korunması Kanunu ve Uygulanması” hakkında seminer verdi.
Kamuoyunu kişisel verilerin korunması mevzuatı hakkında bilgilendirmeye yönelik olarak
akademisyenlerin, Kurum personelinin veya diğer kurum ve kuruluşlarda görev yapan
ve alanında uzman olan kişilerin katılımıyla düzenlenen “Çarşamba Seminerleri” devam
ediyor.
Bu kapsamda;
"Özel Hayata Saygı Hakkı Bağlamında Kişisel Verilerin Korunması"
"Çocukların Kişisel Verilerinin Korunmasında Küresel Yaklaşımlar"
konuları, Kurumumuz uzmanları tarafından ele alınarak çeşitli bakış açılarıyla
değerlendirildi.
İLKE KARARLARI
KARAR ÖZETLERİ
Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından;
Ø Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi Hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 29.04.2026
Tarihli ve 2026/921 Sayılı İlke Kararı
Ø Kaza Mağdurlarının Kişisel Verilerinin İşlenmesi Hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 20.05.2026
Tarihli ve 2026/1095 Sayılı İlke Kararı
Ø Kamu Tüzel Kişiliğini Haiz Veri Sorumluları Tarafından Kişisel Verilerin İnternet Ortamında Paylaşılması
Hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 01/07/2026 Tarihli Ve 2026/1301 Sayılı İlke Kararı
yayımlandı.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından yeni karar özetleri yayımlandı. Söz konusu karar özetlerine Kurum
resmi web sitesi www.kvkk.gov.tr üzerinden erişim sağlanabilmektedir.
4544
» KVKK Bülten
» BİZDEN HABERLER
KAMUOYU DUYURULARI
Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından;
§ 2025 Yılı Mali Bilanço Toplamı Bakımından Sicile Kayıt Yükümlülüğü Doğan Kurumlar
Vergisi Mükellefi Tüzel Kişi Veri Sorumlularının VERBİS'e Kayıt ve Bildirim Süresi
Hakkında Kamuoyu Duyurusu
§ Bağlayıcı Şirket Kuralları Başvurusu Hakkında Duyuru
§ Apartmanlarda Güvenlik Kamerası Sistemi Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlara
Dair Kamuoyu Duyurusu
§ İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemi Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlara Dair
Kamuoyu Duyurusu
§ Belediyelerin Turistik Tanıtım Amacıyla Yaptığı Canlı Yayınlar Hakkında Kamuoyu
Duyurusu
§ Üçüncü Kişilerden Elde Edilen Kişisel Verilerin Reklam ve Pazarlama Amaçlı
Kullanılmasına İlişkin Kamuoyu Duyurusu
§ Sadakat Kart Üyeliği Bulunan Bir Kişinin Cep Telefonu Numarasının veya Sadakat Kart
Numarasının Üçüncü Bir Kişi Tarafından Alışveriş Esnasında Kullanılması Hakkında
İlke Kararı’nda Veri Sorumluları İçin Öngörülen Uyum Süresinin Uzatılması Hakkında
Kamuoyu Duyurusu
§ 29.04.2026 Tarihli ve 2026/921 Sayılı “Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri
İşlenmesi Hakkında İlke Kararı”na İlişkin Görüş Talepleri Hakkında Kamuoyu Duyurusu
yayımlandı.
KAMU KURUMLARI İÇİN KİŞİSEL VERİLERİN
KORUNMASI KANUNUNA UYUM REHBERİ
"Kamu Kurum ve Kuruluşları ile Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları İçin Kişisel Verilerin Korunması
Kanununa Uyum Rehberi" yayımlandı.
Rehber; kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları nezdinde 6698
sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na ilişkin farkındalığın artırılması, veri koruma kültürünün
güçlendirilmesi, uygulamada karşılaşılan tereddütlerin giderilmesi ve Kanun’un güncel ihtiyaçlara uygun
biçimde uygulanmasına katkı sağlanması amacıyla hazırlandı.
4746
» KVKK Bülten
» BİZDEN HABERLER
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
(AİHM) ZİYARETİ
Kurum Başkanımız Prof. Dr. Faruk BİLİR ve beraberindeki Kurumumuz heyeti, Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında
heyet, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) çerçevesinde kişisel verilerin korunmasına
ilişkin yürütülen yargı kararları ve diğer çalışmalara dair düzenlenen sunum ve toplantılara
katıldı. Ayrıca AİHM temsilcileri ile çeşitli temaslarda bulundu.
BİLİR ve beraberindeki heyet, ülkemiz adına AİHM yargıcı olarak görev yapan Sayın Saadet
YÜKSEL’i ve Stuttgart Başkonsolosu Sayın Makbule KOÇAK KAÇAR’ı da ziyaret etti.
GSMA M360 EURASIA 2026 TOPLANTISI
AVRUPA KONSEYİ SÖZLEŞME 108 DANIŞMA KOMİTESİNİN
50. GENEL KURUL TOPLANTISI
Kurum Başkanımız Prof. Dr. Faruk BİLİR ve beraberindeki heyet, Özbekistan’da düzenlenen "GSMA M360
Eurasia 2026" toplantısına katılım sağladı. Mobil iletişim, dijital dönüşüm ve veri yönetişimi alanlarında
bölgesel iş birliğinin ele alındığı etkinlikte; yapay zekâ teknolojileri, 5G altyapıları, siber güvenlik, sınır
ötesi veri akışları ve dijital güven ekosisteminin güçlendirilmesine ilişkin konular değerlendirildi. Kamu
kurumları, uluslararası kuruluşlar, teknoloji şirketleri ve düzenleyici otoritelerin bir araya geldiği toplantıda,
dijitalleşme sürecinde kişisel verilerin korunmasının önemi ile yapay zekâ uygulamalarında insan hakları
temelli yaklaşımın gerekliliği vurgulandı.
Avrupa Konseyi Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Bireylerin Korunması Sözleşmesi,
diğer adıyla Sözleşme 108 Danışma Komitesinin 50. Genel Kurul Toplantısı Fransa’nın Strasbourg kentinde
gerçekleştirildi. Toplantıya, Sözleşmeye taraf devletlerin temsilcileri, gözlemci ülkeler, uluslararası kuruluş
temsilcileri, Avrupa Konseyi birimleri ve alanında uzman kişiler katılım sağladı. Ülkemiz, Kurul Üyelerimizden
Dr. Ayşenur KURTOĞLU ve Cennet ALAS ŞEKERBAY ile Avrupa Konseyi Nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliği
temsilcisinden oluşan heyet tarafından temsil edildi. Genel Kurulun önemli gündem başlıkları arasında;
sınır ötesi kişisel veri aktarımları, Avrupa Konseyi Model Sözleşme Hükümlerinin uygulanması, büyük dil
modeli temelli sistemlerde mahremiyet ve veri koruma ile nörobilim ve nöroteknolojiler bağlamında kişisel
verilerin korunmasına ilişkin çalışmalar yer aldı. Ayrıca Avrupa Konseyi bünyesindeki ilgili organlarla iş
birliği imkanları, veri koruma alanındaki ulusal ve uluslararası gelişmeler ile gözlemci statüsü başvuruları
değerlendirildi.
4948
» KVKK Bülten
» BİZDEN HABERLER
KİŞİSEL VERİ KORUMA OTORİTELERİ
İSLAMİ AĞI (INPDPA) İCRA KURULU TOPLANTISI
MALİ VERİ KORUMA OTORİTESİ HEYETİNİN
KURUMUMUZU ZİYARETİ
Daimi Sekretarya görevini yürütmekte olduğumuz Kişisel Veri Koruma Otoriteleri İslami
Ağı’nın (INPDPA) kuruluş çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen İcra Kurulu Toplantısı
ülkemizin ev sahipliğinde düzenlendi. Toplantıya, INPDPA’nın dönem başkanlığını yürüten
Fas Veri Koruma Otoritesi Başkanı ve beraberindeki heyet ile Mali, Benin ve Somali Veri
Koruma Otoritelerinin Başkanları ve temsilcileri katılım sağladı.
Mali Veri Koruma Otoritesi heyeti, veri koruma alanında kurumlar arası iş birliğinin
geliştirilmesi ve karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımında bulunulması amacıyla Kurumumuzu
ziyaret etti. Heyette; Başbakanlık Yönetişim Birimi Başkanı Prof. Dr. Abraham BENGALY,
Adalet ve İnsan Hakları Başkanlığı Teknik Danışmanı M. İbrahim BERTE ile Mali Veri
Koruma Otoritesi Genel Sekreteri Arouna KEITA yer aldı. Gerçekleştirilen görüşmede,
iki ülkenin veri koruma otoritelerinin kurumsal yapıları, görev ve yetki alanları ile kişisel
verilerin korunmasına ilişkin mevzuatın uygulanması hakkında karşılıklı bilgi paylaşımında
bulunuldu. Ayrıca, kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine ve ortak çalışma
imkanlarının geliştirilmesine yönelik hususlar ele alındı.
SOMALİ VERİ KORUMA OTORİTESİNİN
KURUMUMUZU ZİYARETİ
Somali Veri Koruma Otoritesi Genel Direktörü Sayın Mohamed Nur ALİ ve beraberindeki heyet, iki kurum
arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve karşılıklı tecrübe paylaşımında bulunulması amacıyla Kurumumuzu
ziyaret etti. Ziyaret çerçevesinde her iki ülkenin veri koruma otoritelerinin kurumsal yapıları, görev ve yetki
alanları ile ilgili mevzuat uygulamalarına ilişkin karşılıklı bilgi paylaşımında bulunuldu.
5150
» KVKK Bülten
» BİZDEN HABERLER
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA DERGİSİ
Kişisel Verileri Koruma Dergisi'nin on beşinci sayısı yayımlandı.
Dergi'de;
§ 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Otomatik Karar Alma
Süreçlerine İtiraz Hakkı
§ Kişisel Verilerin Korunması Hukuku Kapsamında KADES (Türkiye) ve AlertCops
(İspanya) Uygulamalarının Karşılaştırmalı Analizi
§ Yapay Zekâ Sistemlerinin Eğitiminde Kullanılan Web Kazımanın KVKK ve GDPR
Açısından Değerlendirilmesi
§ Dijital Oyunlar ve Çocuğun Kişisel Verilerinin Korunması
§ Blokzincirin Değiştirilemezliği Karşısında Veriyi Düzeltme ve Silme Hakları: Göç
Yönetişimi Üzerine Bir İnceleme
başlıklı makaleler, kişisel verilerin korunması alanına katkı sağlamak üzere ilgililerin
kullanımına sunuldu.
ÇOCUĞUNUZ AKILLI TELEFON
KULLANMAYA HAZIR MI?
KİŞİSEL VERİLERİNİN KAHRAMANI
OLMAYA HAZIR MISIN?
Çocukların dijital dünyada güvenli bir şekilde var olabilmesi için gerekli temel bilgilere sahip olup olmadığını
değerlendirmeye yardımcı olması amacıyla, "Çocuğunuz Akıllı Telefon Kullanmaya Hazır Mı?" isimli çalışma
yayımlandı.
Kişisel veri farkındalığı ve dijital mahremiyet bilincinin gelişimine katkı sunmak amacıyla çocuklara yönelik
olarak "Kişisel Verilerinin Kahramanı Olmaya Hazır Mısın? çalışması yayımlandı.
5352
» KVKK Bülten